Bu videomuzda bilim dünyasına ilk kez 1973 yılının Mayıs ayında giren ve dikkatleri üzerine çekip kafa karışıklığına neden olan blob’u anlattık.

Botanistlerinblobyani "damla" olarak isimlendirdikleri bu canlı, bilim dünyası tarafından aslında bir cıvık mantar ya da ilkel bir "fungus" olarak tanımlanır. Blob'lar ayrıca, ilk defa Mayıs 1973'te Teksaslı Marie Harris'in arka bahçesinde; sarı, jelatin şeklinde bir canlı bulmasıyla bilim dünyasının gündemine girmiştir.

Bir beyni olmamasına rağmen blob'lar, problem çözme ve bilgi paylaşma yeteneklerine sahiptir. Ağzı, midesi ve gözleri de yoktır, ancak çevresini algılayabilirler ve yemek yiyebilirler.

Blob'ların 720 cinsel organı bulunuyor

Dış etkenler nedeniyle yarıya bölünürse bu canlılar, kendilerini iki dakika gibi bir kısa süre içinde tamamlayabiliyorlar. Bacakları olmamasına rağmen, saatte 4 cm gibi bir mesafe kat edebiliyorlar. Bunların yanı sıra gizemli cıvık mantarların toplamda 720 ayrı cinsel organı olduğu belirtiliyor.

Myxomycetes familyasının bir üyesi olan Blob, cıvık mantarlar kategorisinde görülüyor. Ancak bu haliyle bile bilim camiası tarafından ne bir mantar ne de bir hayvan olarak sınıflandırılabiliyor.

Rutubetli ortamlarda aktif rol oynuyorlar

Paris Doğal Tarih Müzesi Müdürü Bruno David'e göre "doğanın gizemli yaratıklarından biri olan" Blob'un ne olduğu tam olarak ne olduğu hala bilinmiyor. Ayrıca biyoloji uzmanları, Blob'ların rutubetli orman arazisi altında, güneş ışığından uzakta yaşadığına dikkat çekiyorlar.

Bilimsel adı Physarum polycephalum olan bu organizma, şimdilik miksomisetler familyasından olan cıvık mantarlar türü olarak görülmektedir. Blob'lar, %80-%100 oranında rutubetli, ılık, karanlık bölgelerde ve nemli gübre, odun, toprak ve diğer bitkilerin üzerinde yaşamlarını sürdürürler. Bu cııvık mantarlar, bakteriler, protozoa, mantar sporları ve diğer çürüyen organik maddelerle de beslenmektedir. Physarum polycephalum plazmodyumu, amip şeklinde hareket edebilen sarı renkli, çok çekirdekli bir kütle yapısına sahiptir. Katı gıdaları, amiplerin yaptığı gibi yutmakta, çözünmüş besinleri ise emebilmektedir. Bunun yanı sıra yiyecekleri sindirilirken, atık parçacıkları bırakarak onlardan uzaklaşırlar. 

Blob, çevresindeki ortama ayak uydurabiliyor

Blob, çoğunlukla eşeysiz üremeyi tercih etse de, bazı durumlarda eşeyli olarak üreyebilmektedir. Makroplazmodyum'da bulunan çoklu çekirdekleri diploit yapıdadır. Ayrıca bu yapıların hepsi sitokinez olmaksızın birlikte (eş zamanlı) bölünebilmektedir.

Olumsuz ve zor koşullarda plazmodyum, sklerotiyum adı verilen çok sayıda hücre benzeri bileşenlerden oluşan düzensiz formlarda sertleşmiş, hareketsiz, sert bir hal almaktadır. Çevresinde oluşan uygun koşullarda ise sklerotiyum, aktif olarak büyüyen plazmodiyal (cıvık) aşamaya tekrar dönüşebilmektedir.