Ara
Teknoloji Haberleri - Megabayt Teknoloji Sosyal medya devine iki kıtada çifte şok: Çocuk güvenliği ve ifade özgürlüğü masada

Sosyal medya devine iki kıtada çifte şok: Çocuk güvenliği ve ifade özgürlüğü masada

Meta, ABD'de çocukları platformda tutmakla suçlanırken Türkiye'de de algoritmik ayrımcılık cezası aldı. Uzmanlar, dijital platformların denetimsiz güç olmaması gerektiğini vurguluyor.

3 Dakika
Okunma Süresi

Meta, 13 yaşından küçük kullanıcıları tespit etmesine rağmen bu çocukları platformdan uzaklaştırmak için yeterli ve somut adımları atmadığı gerekçesiyle ABD'nin 29 eyaletinde açılan davalarla sarsılıyor. Kaliforniya, Colorado, Kentucky ve New Jersey'in öncülük ettiği davalarda toplam 1.4 trilyon dolarlık tazminat talep ediliyor. Bu süreç, sosyal medya platformlarının çocuklar ve gençler üzerindeki etkisini yeniden dünya gündemine taşıdı.

Davalar sürerken Facebook ve Instagram'ın sahibi Meta, kritik bir hamle yaparak 18 milyar dolara kadar ödeme öngören bir uzlaşmaya vardı. Anlaşmaya göre ABD'de 18 yaşından küçük kullanıcıların Instagram ve Facebook hesaplarına günlük iki saatlik varsayılan kullanım sınırı getirilecek. Gece yarısı ile sabah 06.00 arasında erişim, ebeveyn izni olmadan kısıtlanacak; ebeveyn denetimi ve yaş tespiti mekanizmaları da güçlendirilecek. Uzlaşma, yargı onayının ardından yürürlüğe girecek.

Uzmanlardan kritik uyarı

Gelişmeyi değerlendiren Sosyal Medya Araştırmacısı ve Dijital İletişim Danışmanı Ümit Sanlav, kararın dijital platformların çocuklara karşı sorumluluğu açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Sanlav, "Bu uzlaşma, uzun süredir dikkat çektiğimiz önemli bir gerçeği ortaya koyuyor: Sorun yalnızca çocukların karşısına çıkan zararlı içerikler değil, onları ekranda daha uzun süre tutmak üzere tasarlanan sistemin kendisidir.

Sonsuz kaydırma, otomatik oynatma, sürekli bildirimler ve kişiselleştirilmiş öneriler masum teknik özellikler olarak görülemez. Kullanıcı çocuk olduğunda ticari tasarım tercihi, doğrudan çocuk güvenliği meselesine dönüşür" dedi.

Çocukların dijital ortamlardaki güvenliğinin şirketlerin gönüllü uygulamalarına bırakılamayacağını belirten Sanlav, Türkiye'de de yaşa uygun tasarım, etkili yaş doğrulaması, süre sınırı ve güçlü ebeveyn denetimi konusunda bağlayıcı düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

Türkiye'den emsal karar

Meta'nın uygulamalarının Türkiye'de de hukuki yaptırıma konu olduğunu hatırlatan Sanlav, TİHEK'in 24 Haziran 2026 tarihli kararına dikkat çekti. Sunucu ve aktivist İkbal Gürpınar'ın Filistin'e destek veren paylaşımlarının kaldırılması, canlı yayın özelliğinin kısıtlanması ve hesabının erişiminin düşürülmesi üzerine yaptığı başvuruyu inceleyen TİHEK, Meta'nın ayrımcılık yasağını ihlal ettiğine hükmederek şirkete 256 bin 357 lira idari para cezası verdi.

Sanlav, karara ilişkin şunları kaydetti: "Konunun güvenlik ve sosyolojik handikaplarını bir kenara bırakıp, sadece bu iki davanın somut çıktılarına baksak bile; ABD'de çocukları platformlarda daha uzun süre tutmakla suçlanan, Türkiye'de ise Filistin'e destek veren içerikleri kısıtladığı gerekçesiyle yaptırıma uğrayan bir dijital güçle karşı karşıyayız. Bir tarafta çocuk güvenliği, diğer tarafta ifade özgürlüğü ve algoritmik ayrımcılık bulunuyor. Her iki gelişme de dijital platformların denetimsiz bir otorite gibi hareket edemeyeceğini gösteriyor."

Denetim şart

Sosyal medya şirketlerinin hangi içeriğin görünür olacağına tek taraflı biçimde karar veremeyeceğini vurgulayan Sanlav, sözlerini şöyle tamamladı: "Çocuklarımızın güvenliği şirketlerin iyi niyetine, ifade özgürlüğü ise açıklanmayan algoritmaların insafına bırakılamaz. Küresel teknoloji şirketleri faaliyet gösterdikleri ülkelerin hukukuna uymak, kullanıcı haklarını korumak ve çocuklar için güvenli bir dijital ortam oluşturmak zorundadır. Artık yalnızca kullanıcıların ne paylaştığını değil, platformların kullanıcılara neyi, neden ve ne kadar süreyle gösterdiğini de denetlemeliyiz."

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *