İstanbul Üniversitesi'nden araştırmacılar, devasa veri setlerini makine öğrenmesiyle işleyerek galaksimizin milyarlarca yıl önce yuttuğu 4 gizemli cüce galaksiyi tespit etmeyi başardı.
Uzay bilimleri dünyasında heyecan yaratan gelişme, İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü'nden Dr. Olcay Plevne ve doktora öğrencisi Furkan Akbaba'nın imzasını taşıyor. Araştırmacılar, modern teknolojinin sunduğu imkanları kullanarak Samanyolu'nun kozmik geçmişine ışık tutan bir projeye hayat verdi. TÜBİTAK ve İÜ destekli çalışmada, ESA'nın Gaia uydusundan ve SDSS-V teleskop ağından gelen yaklaşık 1,4 milyon yıldıza ait veriler derinlemesine analiz edildi.
Yapay zeka galaksilerin sırrını nasıl çözdü?
Ekip, yıldızların hem kimyasal özelliklerini hem de uzaydaki hareketlerini birleştiren "kemodinamik" yöntemi kullandı. Yapay zekaya doğrudan bir hedef göstermek yerine, sistemin verileri kendi başına analiz etmesi sağlandı. Bu sayede, literatürde daha önceden bilinen 15 yapının dışında, daha önce keşfedilmemiş 4 cüce galaksi kalıntısı ve parçalanmış bir küresel küme yapısı gün yüzüne çıkarıldı. "FO1"den "FO5"e kadar kodlanan bu yapılar, galaksimizin evrimsel süreçlerinin anlaşılması adına kritik bir veri tabanı oluşturuyor.
Bu keşif galaksi evrimi hakkında ne anlatıyor?
Dr. Plevne, gerçekleştirilen bu çalışmayı bir "yıldız DNA'sı analizi" olarak nitelendiriyor. Galaksimizin nasıl birleşerek büyüdüğünü anlamak, evrenin genelindeki galaksi oluşum mekanizmalarını çözmek için hayati bir anahtar görevi görüyor. Furkan Akbaba ise, elde edilen bu gözlemsel verilerin gelecekteki galaksi simülasyonları için temel bir referans kaynağı olacağının altını çiziyor. Publications of the Astronomical Society of the Pacific dergisinde yayımlanan çalışma, Türk bilim insanlarının büyük veri analizinde ulaştığı noktayı da gözler önüne seriyor. Gelecek aşamalarda, keşfedilen bu yapıların ne zaman çarpıştığı ve orijinal kütlelerinin ne olduğu gibi sorulara yanıt aranacak.