Türkiye'nin enerji bağımsızlığı ve yeşil dönüşüm hedefleri doğrultusunda Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde dikkat çeken bir çalışma başlatıldı. TÜBİTAK destekli proje kapsamında, geleneksel el sanatlarında kullanılan lüle taşının (sepiyolit), ileri teknoloji uygulamalarında kullanılarak temiz enerji üretimine katkı sağlaması amaçlanıyor.
Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nden Arş. Gör.
Kübra Köşe Kaya'nın yürütücülüğünü üstlendiği çalışma, yerli kaynakların katma değerli ürünlere dönüştürülmesini hedefliyor.
Süs eşyasından temiz enerjiye
Projenin temelinde, Türkiye'nin dünyada önemli rezervlere sahip olduğu lüle taşının, sadece dekoratif bir obje olarak kalmayıp bilimsel bir bileşen olarak kullanılması yatıyor. Arş. Gör. Kübra Köşe Kaya, sepiyolitin kendine has lifli yapısı ve geniş yüzey alanının, fotoelektrokimyasal hücrelerdeki elektrot performansını artırabileceğini vurguluyor. Araştırmacılar, bu minerali ışığa duyarlı ve iletkenliği destekleyen diğer malzemelerle birleştirerek özel bir mürekkep geliştirmeyi planlıyor.
Maliyetlerde büyük tasarruf hedefi
Geliştirilen bu özel mürekkep, üç boyutlu yazıcılar aracılığıyla elektrot üretimi için kullanılacak. Tasarlanan sistem, güneş ışığını doğrudan elektrot üzerine düşürerek suyun ayrışmasını ve hidrojen ile oksijen elde edilmesini sağlayacak. Mevcut durumda yurt dışından yüksek maliyetlerle temin edilen bu sistemlerin yerli imkanlarla üretilmesi, maliyetlerin yüzde 70 oranında azaltılmasını mümkün kılacak.
2053 net sıfır vizyonuna katkı
Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefleri ve yenilenebilir enerjiye geçiş süreciyle uyumlu olan bu proje, temiz enerji teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltmayı amaçlıyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi ve Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden uzman akademisyenlerin yer aldığı ekip, laboratuvar ortamında gerçekleştirecekleri testlerle sepiyolit bazlı elektrotların verimliliğini kanıtlamayı hedefliyor. Bu çalışma, doğal minerallerin modern teknolojilerle harmanlanarak stratejik birer enerji kaynağına dönüştürülebileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor.