Göğüs duvarı deformiteleri arasında yaygın olarak görülen çukur göğüs (pektus ekskavatum) tedavisinde Türkiye'den gelen bir başarı hikayesi, tıp dünyasının en saygın yayınlarından birine konu oldu. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı tarafından yürütülen ve Prof.
Dr. Mustafa Yüksel'in de katkı sunduğu kapsamlı araştırma, Journal of Pediatric Surgery dergisinin Ekim 2026 sayısında yayımlanarak literatürdeki yerini aldı.
Çalışmada, Pectuslab tarafından yerli imkanlarla geliştirilen Gvacuum Dynamic vakum bell cihazının klinik sonuçları mercek altına alındı.
Bilimsel verilerle yerli teknolojinin başarısı
Araştırma kapsamında, dinamik vakum tedavisi uygulanan 38 hasta ile standart yöntemleri kullanan 40 hastanın altı aylık tedavi süreçleri karşılaştırmalı olarak incelendi. Elde edilen veriler, dinamik vakum sisteminin tedaviye uyum ve başarı oranlarında önemli avantajlar sağladığını ortaya koydu.
Özellikle en az 1 santimetrelik düzelme sağlanan hasta oranının dinamik grupta yüzde 47,4 seviyesine ulaşması, standart gruptaki yüzde 25'lik orana kıyasla dikkat çekici bir fark yarattı. Ayrıca, dinamik grupta tedaviyi yarıda bırakan hasta olmaması, sistemin hasta konforu ve sürdürülebilirlik açısından sunduğu kolaylıkları kanıtlar nitelikte.
Ameliyatsız tedavi seçenekleri genişliyor
Pectuslab, geliştirdiği teknolojilerle göğüs duvarı bozukluklarında cerrahi dışı alternatifleri güçlendirmeyi hedefliyor. Şirket, çukur göğüs için Gvacuum Dynamic vakum bell sistemini sunarken, çıkık göğüs (pektus karinatum) vakaları için ise Gpad pektus karinatum ortezi ile çözümler üretiyor. Negatif basınç prensibiyle çalışan bu cihazlar, hekim kontrolünde kişiye özel tedavi planlarına entegre ediliyor.
Uluslararası pazarda Türk imzası
Türkiye'de geliştirilen bu tıbbi cihazlar, sadece yerel pazarda değil, Avrupa genelinde de kabul görüyor. İspanya, Polonya, Romanya ve İngiltere gibi ülkelerde kullanılan ürünler, İngiltere merkezli sağlık devi Steeper'ın ürün gamında da yer alıyor.
Pektus cerrahisinde dünya çapında tanınan Prof. Dr.
Mustafa Yüksel'in rehberliğinde yürütülen bu çalışmalar, Türkiye'nin sağlık teknolojileri alanındaki ihracat potansiyelini de gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu tür çalışmaların kısa dönemli sonuçları desteklediğini ancak uzun vadeli klinik takiplerin önemini koruduğunu belirtiyor.