Türkiye'den yıllık 158 milyar lira kazanan küresel dijital platformlar, "eğlence" maskesi altında topladıkları verileri yabancı istihbarat servislerine aktarıyor. Bu durum, uzmanlar tarafından hem ekonomik bir kayıp hem de milli güvenlik sorunu olarak değerlendiriliyor. "Dijital Vatan Savunması" çağrılarıyla birlikte, bu platformların yarattığı tehditler gündeme geliyor.
Dijital İşgalin Boyutları
Geleneksel savaşların yerini aldığı günümüz dünyasında, yabancı dijital medya platformları, yalnızca iletişim aracı olmanın ötesine geçerek ülkelerin iç güvenliğini ve sosyal istikrarını tehdit eden stratejik aktörler haline gelmiştir. Hem Türkiye’de hem de global ölçekte bir 'dijital işgal' söz konusudur. Milyonlarca insanın verilerini toplayan bu platformlar, verileri işleyerek reklam sektöründe ve diğer alanlarda kullanıyor. 2024 yılında Türkiye'den bu platformlara yaklaşık 158 milyar lira reklam harcaması yapılması bekleniyor. Bu durum, yerel medyanın gelir kaybına yol açarken, dijital platformların denetimsizliği de alarm veriyor.
Veri Sızıntıları ve Manipülasyonlar
Dijital platformlar üzerinden toplanan veriler, siyasi ve istihbari amaçlar doğrultusunda kullanılmakta. Kullanıcıların tercihleri analiz edilerek, seçimlerde manipülasyon yapılmakta ve sosyal medya üzerinden dezenformasyon yayılmaktadır. Bu verilerin yabancı istihbarat servisleri tarafından 'toplumsal haritalandırma' çalışmaları için kullanılması, Türkiye'de kaos yaratma potansiyeli taşımaktadır. Uzmanlar, bu durumu milli güvenlik açısından ciddi bir tehdit olarak değerlendiriyor.
Rekabet ve Ekonomik Kaybın Detayları
Türkiye'deki reklam harcamalarında yerel medyanın payı 2014 yılında yüzde 80 iken, bu oran 2019 yılında yüzde 52'ye, 2024'te ise yüzde 26'ya düşmüştür. Öte yandan, 2014 yılında yüzde 20 olan yabancı dijital platformların reklam pazarındaki payı, 2019'da yüzde 48'e ve 2024'te yüzde 74'e yükselmiştir. Bu veriler, yerel medyanın ekonomik sürdürülebilirliğini tehdit ederken, aynı zamanda yabancı platformların Türkiye'deki etkinliğinin arttığını göstermektedir.
Uzmanların Görüşleri ve Öneriler
Bu durumu değerlendiren Kastamonu Üniversitesi Yapay Zekâ Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Tunay Kamer, yabancı dijital platformların Türkiye'de kazandıkları reklam gelirlerinin, Türkiye'ye karşı algı operasyonları yürütmek için kullanıldığını belirtti. Kamer, "Denetimsiz bırakılan her algoritma, kimlik kontrolü yapılmamış bir istihbarat elemanı potansiyeli taşır" diyerek, dijital egemenliğin önemini vurguladı. Ayrıca, devletin yabancı platformlardan şeffaflık raporları talep etmesi gerektiğini ve kurumların kriz dönemlerinde hızlı müdahale protokolleri oluşturmasının şart olduğunu ifade etti.
Kültürel Erozyon ve Toplumsal Etkiler
Marmara Üniversitesi Kişilerarası İletişim Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serhat Ulağlı ise, dijital platformların toplumsal yapı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Ulağlı, denetlenmeyen dijital içeriklerin toplumda güven erozyonuna yol açtığını, gençlerin ise bu platformlar üzerinden manipüle edildiğini belirtti. Ulağlı, dijital mecraların denetiminin milli güvenlik meselesi olduğuna vurgu yaptı. Bu çerçevede, hem bireylerin hem de kurumların sorumlulukları bulunmaktadır.
Küresel platformların etkisi, Türkiye'nin dijital alanındaki bağımsızlığını sorgulatırken, bu konudaki tartışmaların artması bekleniyor. Türkiye'nin dijital egemenliğini sağlamak için atılacak adımlar, ulusal güvenlik açısından kritik bir önem taşıyor.