Türk savunma sanayisi, yerli hava platformlarının geliştirilmesi noktasında kritik bir eşiği daha geride bıraktı. HÜRKUŞ-II eğitim uçağı, uluslararası standartlara tam uyumlu ve tamamen yerli insan kaynağıyla yürütülen kapsamlı çalışmalar neticesinde Askerî Tip Sertifikası'na layık görüldü. 9 Eylül 2026 tarihinde Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı yetkililerinden oluşan kurul tarafından onaylanan bu belge, Türkiye'nin havacılık alanındaki bağımsızlık iradesinin en somut kanıtlarından biri olarak kayıtlara geçti.
Stratejik Bir Dönüm Noktası
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, bu başarının sadece teknik bir onay değil, aynı zamanda stratejik bir yetkinlik göstergesi olduğunu belirtti. Görgün, Türkiye'nin artık kendi hava araçlarını tasarlayıp üretmenin ötesine geçerek, bu araçların güvenilirliğini doğrulayacak teknik otoriteyi ve sertifikasyon kültürünü de inşa ettiğini vurguladı. HÜRKUŞ-II projesiyle kazanılan bu kurumsal hafızanın, gelecekteki millî hava platformları için temel teşkil edeceği ifade edildi.
Devasa Bir Mühendislik Çalışması
HÜRKUŞ-II'nin sertifikasyon süreci, Türkiye'nin farklı kurumlarından gelen uzmanların ortak bir vizyonla bir araya gelmesiyle başarıya ulaştı. SSB, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Millî Savunma Bakanlığı, TR Uçuşa Elverişlilik ve TUSAŞ bünyesindeki yüzlerce uzman, 12 farklı disiplinde koordineli bir çalışma yürüttü. Aviyonikten yapısal sistemlere, yazılımdan uçuş performansına kadar geniş bir yelpazede gerçekleştirilen 283 panel toplantısı ve 225 denetim, projenin ne denli titizlikle yürütüldüğünü gözler önüne serdi.
153 Farklı Testle Doğrulandı
Sertifikasyon sürecinin teknik altyapısı, gerçekleştirilen 153 zorlu testle güçlendirildi. HÜRKUŞ-II üzerinde yapılan 38 laboratuvar, 71 yer ve 44 uçuş testi ile hava aracının tüm gereksinimleri karşıladığı teknik kanıtlarla tescillendi. Toplamda 1.790 sertifikasyon gereksiniminin doğrulandığı ve 950 kanıt dokümanının incelendiği bu süreç, Türkiye'nin havacılıkta dışa bağımlılığını azaltan ve millî yetkinliğini uluslararası standartlara taşıyan dev bir adım olarak değerlendiriliyor.