Günümüzde internet bankacılığından kişisel verilerin korunmasına kadar dijital güvenliğimizin temel taşı olan RSA-2048 şifreleme sistemi, kuantum teknolojisinin yükselişiyle birlikte ciddi bir risk altına girdi. Paris merkezli Alice & Bob şirketi tarafından yürütülen güncel bir araştırma, kuantum bilgisayarların mevcut şifreleme standartlarını nasıl etkisiz hale getirebileceğini gözler önüne serdi.
Kuantum mimarisinde devrim: Cat Qubit teknolojisi
Araştırmacılar, süper iletken cat qubit teknolojisini kullanarak şifre kırma süreçlerini optimize eden yeni bir model geliştirdi. Peter Shor'un 1994 yılında ortaya koyduğu algoritmayı temel alan ekip, RSA-2048 şifrelemesini çözmek için gereken donanım ihtiyacını dramatik bir şekilde aşağı çekti. Daha önce milyonlarca kübit gerektirdiği düşünülen bu işlem, yeni hesaplamalarla 22 bin 593 cat qubite kadar indirgendi.
Şifreleme sistemleri için 3 günlük geri sayım
Yapılan simülasyonlar, 22 bin 593 cat qubite sahip bir kuantum sisteminin, bankacılık işlemlerini koruyan RSA-2048 anahtarlarını sadece 3 gün içerisinde kırabileceğini gösteriyor. Eğer bu kapasiteye sahip 10 farklı kuantum bilgisayar birbirine entegre edilirse, şifre çözme süresinin 1,25 saate kadar düşebileceği öngörülüyor. Bu durum, siber güvenlik dünyasında kuantum sonrası şifreleme yöntemlerine geçişin ne kadar acil olduğunu kanıtlıyor.
Kripto paralar ve mevcut teknolojik sınırlar
Araştırma kapsamında Bitcoin ağının güvenliği de mercek altına alındı. Yaklaşık 30 bin cat qubitten oluşan bir sistemin, kripto varlıkları koruyan eliptik eğri kilitlerini 62 dakikada aşabileceği hesaplandı.
Ancak Bitcoin'in 10 dakikalık blok onay süresi, bu tür bir saldırının pratikte gerçekleşmesini şu an için engelliyor. Öte yandan, teorik olarak bu hızlara ulaşılsa da, günümüzde henüz bu ölçekte işlevsel bir kuantum bilgisayar bulunmuyor.
Mevcut en büyük sistemler 6 bin kübit seviyesinde kalsa da, teknoloji dünyası bu kritik eşiğin aşılacağı günlere hazırlanıyor.