Milli Savunma Bakanlığı'nın envantere giren yeni yerli sistemleri duyurmasının ardından gözler Yunan kamuoyuna çevrildi; TAYFUN Blok-2'nin yüksek menzil kapasitesi komşuda savunma stratejilerini yeniden sorgulatıyor.
Türk savunma sanayisinin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği TAYFUN Blok-2 balistik füzeleri, Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde operasyonel hale getirildi. Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından kamuoyuna duyurulan teslimat, bölgedeki dengeleri yeniden belirleyen bir gelişme olarak öne çıktı.
Yunan medyasında geniş yer bulan gelişme, Atina yönetimini yeni savunma arayışlarına yöneltti. Özellikle füzenin 500 ila 800 kilometreyi bulan erişim mesafesinin, Yunanistan topraklarının tamamını kapsadığına dikkat çekilen haberlerde, mevcut hava savunma sistemlerinin yetersiz kalabileceği endişesi dile getiriliyor.
Atina'nın savunma stratejisinde değişim sinyalleri
Yunan basınında yer alan analizlerde, TAYFUN’un sahaya inmesiyle birlikte Ankara’nın caydırıcılık kapasitesinin önemli ölçüde güçlendiği vurgulanıyor. Bölgedeki güvenlik mimarisini doğrudan etkileyen bu güç gösterisi karşısında Yunanistan'ın, balistik tehditlere karşı ABD'den yeni Patriot hava savunma bataryaları temin etmesinin artık bir zorunluluk haline geldiği savunuluyor.
Teknik detaylar korkutuyor
TAYFUN Blok-2'nin sadece menziliyle değil, yüksek vuruş hassasiyetiyle de dikkat çektiği belirtiliyor. GPS sinyallerinin kesildiği zorlu koşullarda dahi 5 metrelik sapma payı ile hedefini imha edebilen füze sistemi, yaklaşık 2 bin 300 kilogram ağırlığı ve 6,5 metrelik boyutuyla modern muharebe sahasının en etkili unsurlarından biri olarak kabul ediliyor.
Tuğamiral Aktürk'ün açıklamalarına göre, sadece balistik füzeler değil, aynı zamanda Silah Taşıyıcı Araçlar, Karayel Karinalı Bot Sistemleri ve doğal afetlerde kullanılacak kurtarma ekipmanları da TSK envanterine dahil edilerek ordunun lojistik ve operasyonel gücü tahkim edildi. Yunan askeri kaynakları, özellikle Doğu Akdeniz'deki statükoyu değiştirebilecek bu teknolojik hamle karşısında İsrail, Fransa ve ABD ile iş birliği yapılarak katmanlı savunma ağının güçlendirilmesi gerektiğini öne sürüyor.