Arkeologlar, El-Behnesa bölgesinde gerçekleştirdikleri kazılarda eşine az rastlanır bir bulguya ulaştı; Roma dönemine ait bir mumyanın bedenine sarılı halde bulunan papirüsün, İlyada destanından bölümler taşıdığı anlaşıldı.
Mısır topraklarında yürütülen arkeolojik faaliyetler, tarihin tozlu sayfalarını yeniden aralıyor. Barselona Üniversitesi'nden bilim insanlarının yürüttüğü çalışmalarda, yaklaşık 16 yüzyıl önce yaşamış bir bireyin mumyalanma sürecinde dini metinler yerine klasik bir edebi eserden faydalanıldığı saptandı. Uzmanlar, dünyada bir ilk olarak nitelendirilen bu keşfin, antik dönem geleneklerine dair ezberleri bozacağını vurguluyor.
Edebi metnin gizemli yolculuğu
Söz konusu mumyanın üzerinde bulunan ve Homeros'un "Gemi Kataloğu" bölümünü içeren papirüs parçaları, bilim dünyasını ikiye böldü. Arkeologlar, bu durumun sadece tesadüfi bir tercih mi yoksa antik Mısır’da görevli mumyacının kişisel bir "imza" arayışı mı olduğunu anlamaya çalışıyor. Geleneksel olarak cenaze ritüellerinde koruyucu tılsımlı metinlerin kullanıldığı biliniyor; ancak destansı bir savaş anlatısının bu süreçte yer alması, antik dönemde Yunan edebiyatının bölgedeki kültürel etkisi hakkında yeni bir tartışma başlattı.
Altın dilli mezarlar ve sıra dışı buluntular
Kazı alanı sadece bu mumyayla sınırlı kalmadı. Bölgedeki kireçtaşı mezarların derinliklerinde, dillerinde altın veya bakır varak bulunan dikkat çekici başka mumyalar da gün yüzüne çıkarıldı. İncelemelerin sürdüğü odalardan birinde rastlanan kedi kafası içeren bir kavanoz ve bebek kemikleri, mezar sahiplerinin ritüelistik dünyasına dair ilginç veriler sunuyor.
Şu an oldukça kırılgan durumda olan İlyada parçaları, dijital tarama ve gelişmiş röntgen teknolojileriyle bir bütün halinde incelenmeye hazırlanıyor. Araştırma ekibi, tahribatsız yöntemlerle elde edilecek verilerin, hem cenaze uygulamalarının teknik detaylarını hem de o dönemin entelektüel birikimini net bir şekilde ortaya koyacağını umuyor.