Elbette hepimiz olabildiğimiz en iyi insan olmaya, büyük kararlar verirken başkalarını düşünmeye, affetmeye ve yolumuza devam etmeye çalışıyor. Ancak bazen intikam duyusu gerçekten tatlı gelmiyor mu? Neyse ki bunun için filmler var. Harika kahramanları olan, intikam duygumuzu izleyerek tatmin etmemizi sağlayacak birçok yapım mevcut.

Hepimiz dünyanın ne kadar adaletsiz olabileceğini biliyoruz, bu yüzden bazen insanların adaleti kendi ellerine alması gerekir. Bu da intikam filmlerinin temelini oluşturan duygu. (Bu filmlerdeki karakterlerin yaptığı şeyleri yapmanın doğru olduğunu savunmuyorum. Yanlış anlaşılmasın)

İntikam hikayeleri genellikle şiddet içeriği yüksek filmler oluyor. En iyi intikam filmlerine baktığımızda karşımıza hep bu çıkıyor. Çok uzatmadan listemize geçelim.

İşte sizin için seçtiğimiz en iyi 10 intikam filmi:

Not: Filmler bir sıralama içerisinde değildir. Karışık olarak listelenmiştir.

John Wick

john-wick-4-ten-ilk-fragman-yayinlandi-1043479-5

Muhtemelen son yıllarda intikam denilince akla gelen ilk fenomen John Wick değil mi? Keanu Reeves'in yeni bir fenomeni ortaya çıkardığı John Wick serisi, dördüncü filmiyle yolda. İlk filmi izlemeyenler için spoiler sayılacak ancak, yeni ölen karınızdan size kalan köpeği öldürülen John'un neler yapabileceğini bu filmde görüyoruz.

John Wick, dizi ve film tarihindeki en akıcı ve iyi aksiyon sahnelerinden bazılarına sahip. Aynı zamanda kadrosunda  Ian McShane , Halle Berry , Anjelica Huston, Marc Dacascos ve Laurence Fishburne gibi önemli isimleri de barındırıyor. Yeni filmde ise bu kadroya Donnie Yen gibi önemli bir dövüş sanatları aktörü katılacak.

Kill Bill

kill-bill

Quentin Tarantino intikam ve şiddet hakkında birçok film yapmış olsa da, Kill Bill: Volume 1 ve Kill Bill: Volume 2 onun en ikonik eserlerinden. Uma Thurman'ın Bride karakteriyle, kendisini ve çocuğunu öldürmeye çalışan suikastçılardan oluşan bir ekibi nasıl tek tek avladığını görüyoruz.

Dune 2 ertelendi! Dune 2 ertelendi!

Çin dövüş filmleri, b-movie mantığı ve dev Hollywood bütçesinin birleştiği inanılmaz yapım, sizleri muhteşem bir hikayenin içerisine alıyor. Tek kelimeyle kusursuz bir yapım. Ayrıca Quentin Tarantino, Kill Bill'i listemzideki diğer bir film olan Lady Snowblood'dan esinlenerek çekmiştir.

Lady Snowblood

28589id_005_w1600

1973'te yayınlanan ve Kazuo Koike ve Kazuo Kamimura'nın aynı adlı mangasına dayanan Lady Snowblood'un Tarantino'nun Kill Bill'i için büyük bir ilham kaynağıdır. 

Toshiya Fojita'nın yönettiği Japon filminde Meiko Kaji , kendisine vahşice tecavüz eden ve kocasını ve oğlunu öldüren üç adamdan annesinin intikamını almak için doğmuş bir kadın olan Yuki'yi canlandırıyor. Yuki, 18 yaşına gelene kadar suikastçı olmak için eğitilir ve annesinin hayatını mahveden adamları teker teker takip edip vahşice öldürürken nihai görevine başlar.

Lady Snowblood , normalde böylesine şiddetli bir filmde bulunmayan belirgin bir stil ve güzelliğe sahip. 

Mandy

Mandy-review-1200

Sevgi dolu bir çift olan Red ve Mandy, ormandaki küçük bir kulübede sakin bir hayat sürmektedir. Hayatlarından fazlasıyla memnun olan Red ve Mandy’nin yaşamı kabuslardan çıkıp gelen bir tarikat yüzünden altüst olur. Korkunç bir tarikatın lideri Mandy’i gözüne kestirmiştir ve verdiği emirle tarikat çiftin evine baskın yapar ve Mandy'yi Red'den alırlar. Onların amacı Mandy'nin bedenine ve ruhuna tamamen sahip olmaktır. Bu süreçte Red, karısına yapılan korkunç şeylere tanıklık etmek zorunda kalır. Red, artık intikam yemini etmiş, karısına yapılanların öcünü almaya kararlıdır. Artık Red’in tek amacı vardır; mutlu hayatlarını darmadağın eden bu korkunç tarikat ve onların hasta ruhlu liderini yakalamak ve hayatının aşkına yaptıkları korkunç şeylerin bedelini hayatlarıyla ödetmektir.

Kara Gökkuşağının Ötesi ile hatırlanan Panos Cosmatos'un yönetmenliğini üstlendiği filmde Red karakterini Nicolas Cage canlandırıyor. Mandy karakterine ise Andrea Riseborough’un hayat verdiği filmin oyuncu kadrosunda Linus Roache, Bill Duke ve Richard Brake gibi isimler de yer alıyor.

Oldboy

oldboy02

Park Chan-wook'un muhtemelen en efsane eseri olan 2003 yapımı Oldboy, resmi olarak olmasa da 2002 yapımı Sympathy for Mr. Vengeance , Oldboy ve 2005 yapımı Lady Vengeance filminden oluşan Park'ın “Vengeance Üçlemesi”nin en iyi filmidir.

Filmde Choi Min-sik , kaçırma olayının arkasında kimin olduğu hakkında hiçbir fikri olmayan bir otel odasına benzeyen bir hücrede 15 yıl hapsedilmiş bir adam olan Oh Dae-su olarak rol alıyor. Dae-su kaçmak üzereyken garip bir şekilde serbest bırakılır, bu yüzden sorumlu kişiyi bulmak için yola koyulur.

Oldboy öyle şiddetli ve çelişkili bir deneyim sunarki, piskolojik olarak da izleyiciyi inanılmaz derecede etkiler. Filmin şok edici ve herkesi ikilemde bırakan senaryosu ise çok ayrı bir seviyede.

Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street

49d1137264b3563ee15e3f9ed2600a0f

Sweeney Todd İngiltere'de berberlik yaparak yaşamını sürdüren, çok güzel bir eşi olan, hayata umutla bakan bir adamdır. Fakat kasabanın önde gelenlerinden birinin güzel eşinde gözü vardır. Yersiz bir suçlama ile hapse atılır ve ardından sürgüne gönderilir. Hayatı darmadağan olan Sweeney Todd kurtulup geri dönmek ve intikam almak için yemin eder.

Yıllar sonra geri geldiğinde her şey çok değişmiştir fakat onu hatıralar içerisinde sabırla bekleyen biri vardır, Bayan Lovett...
Şeytan Berber Bayan Lovett'ın da yardımıyla suçluyu bulana kadar acımasız bir cellada dönüşecektir; bu arada kasabayı birbirinden güzel kek ve çörek kokuları kaplarken şüphelenmek kimsenin aklına gelmeyecektir...

1936 yılında oynanan bir Broadway müzikali olan Sweeney Todd: The Demon Barber of the Fleet Street'ten Tim Burton tarafından sinema perdesine uyarlanmış versiyonunda Şeytan Berberi her karakterin altından başarıyla kalkan Johnny Depp canlandırırken, ona Bayan Lovett karakterinde Helena Bonham Carter eşlik ediyor...

I Saw the Devil

i-saw-the-devil2-filmloverss

Kyung-chul sırf kişisel tatmin için insanların canını kıymaktan çekinmeyen psikopat bir seri-katildir. O kadar vahşi ve acımasızdır kadın, çocuk, yaşlı ayırt etmeden herkesi öldürebilir ve bu haliyle polis için daha da zor, bir sonraki adımı tahmin edilemez bir hedef haline gelmiştir. Fakat emekli bir komiserin kızı olan Joo-yeon’u kaçırınca Kyung-chul bütün hıncı da kendisine çekecektir.

Yetenekli, gizli bir ajan olan Dae-hoon ise vahşi biçimde öldürülen genç kadının nişanlısıdır. Sevdiği kadının hunharca öldürülmesi Dae-hoon'u tek başına bu vahşi seri katile karşı harekete geçirecektir... Canavarı engellemek için kendisi bir canavara dönüşmeye hazırdır...

Cape Fear

Cape-Fear-2-1600x900-c-default

Max Cady, yıllarca yattığı hapisden yeni salıverilmiş bir tecavüzcüdür. Yıllar önce onu savunmuş olan avukat Sam Bowden ise küçük bir kasabada, 15 yaşındaki kızı ve karısıyla sakin bir yaşam sürmektedir. Sam, zamanında Max’ı beraat ettirebilecek bir delili, cahilliğini fırsat bildiği müvekkilinden saklamıştır.

Şimdi eskisi kadar cahil olmayan Max, intikam için kasabaya gelir ve ağlarını Sam’in hayat dolu kızı Danielle’in etrafında örmeye başlar. Zira iş arkadaşı Lori’yle bir ilişkiye girip girmemeyi kafasında tartmakta olan Sam ile karısı Leigh’in ilişkisi, uzatmaları oynamaktadır. Bu bozulmuş aile yapısında sıkıntılar yaşayan 15 yaşındaki Danielle, dışardan gelecek her türlü yakınlaşmaya oldukça açıktır.

60’ların gerilim klasiğini 90’lara başarıyla uyarlayan Martin Scorsese, filmin başrolüne yerleştirdiği ünlü isimlerin arasına, orijinal filmin yıldızları Gregory Peck ve Robert Mitchum’u da, küçük roller vererek akıllıca serpiştirmiş. Bir önceki sene beğeni toplayan Sıkı Dostlar’ın rüzgarını da arkasına alarak gişede de çok başarılı olan bir yapım ortaya çıkarmış.

Hard Candy

hard-candy-film-ellen-patrick-2005

On dört yaşındaki Hayley Stark, otuz iki yaşındaki fotoğrafçı Jeff Kohlver ile internet üzerinden üç hafta süreyle chat yaptıktan sonra, kendisi ile bir kafede buluşur. Yaş farkına rağmen bir süre flört ederler. Ancak Jeff, bu şartlarda yasal olarak beraber olmamaları gerektiğini bildiği için frenlemeye çalışır. Hayley, bir gün kendisini zorla eve davet ettirerek Jeff’in içkisine ilaç atar. Onu uyutarak esas planını hayata geçirmeye başlayacaktır. Film, Japonya’da yaşanan gerçek olaydan alınmıştır.

The Man from Nowhere

image-w1280

Annesi uyuşturucu bağımlısı olan küçük kız So-mi, eski bir mahkum (ve eski bir ajan) olan ve bir rehinci dükkanında yalnız yaşayan Tae-sik’in çevresinde dönüp durmakta, annesinden ve çevresinden göremediği ilgiyi ondan almaya çalışmaktadır. Annesi uyuşturucu çalınca mafya tarafından öldürülür. Kendisi de organ kaçakçısı mafya tarafından kaçırılınca Tae-sik mafya ile savaşmaya başlar. Onları takip ederken organ mafyasının elinde olan ameliyat edilmeyi bekleyen çocukları bulur ve So-mi'nin ölmüş olabileceğini düşünür.

Editör: Burak Karahan