Alerjiler genellikle çocukluk çağıyla özdeşleştirilse de, hayatın herhangi bir döneminde aniden ortaya çıkabiliyor. Uzmanlar, yetişkinlikte gelişen bu alerjik durumların genetik yatkınlıktan ziyade, çevresel ve biyolojik tetikleyicilerle yakından ilişkili olduğunu belirtiyor.
Bağışıklık sisteminde virüs kaynaklı kafa karışıklığı
Northwestern Üniversitesi'nden Ruchi Gupta, bağışıklık sisteminin bir virüsle savaşırken aşırı yük altında kaldığını ve bu süreçte çevresel maddeleri yanlışlıkla tehdit olarak algılayabildiğini ifade ediyor. Özellikle Covid-19 enfeksiyonunun, astım ve saman nezlesi gibi alerjik rahatsızlıkların gelişme riskini artırdığı gözlemleniyor. Uzmanlar, enfeksiyon sırasında vücutta oluşan aşırı enflamasyonun, bağışıklık sisteminin dengesini bozarak kalıcı alerjik tepkilere zemin hazırlayabileceğine dikkat çekiyor.
Antibiyotikler ve mikrobiyom dengesi
Alerjileri tetikleyen bir diğer önemli faktör ise antibiyotik kullanımı olarak öne çıkıyor. Antibiyotikler, bağırsak mikrobiyomunun hassas dengesini bozarak bağışıklık sisteminin 'kafa karışıklığı' yaşamasına neden olabiliyor. Bu durum, vücudun normalde zararsız olan maddelere karşı savunma mekanizmasını devreye sokmasına yol açıyor. Benzer şekilde, hamilelik dönemindeki hormonal değişimler de 'hamilelik riniti' gibi geçici alerji benzeri semptomları tetikleyebiliyor.
Kene ısırığı ve kırmızı et alerjisi
Son yıllarda adından sıkça söz ettiren 'alfa-gal sendromu' ise kene ısırıklarının yarattığı en ciddi alerjik tablolardan biri. Kene tükürüğündeki şeker molekülü, vücudun kırmızı ete karşı şiddetli reaksiyon göstermesine neden olabiliyor. ABD'de son yıllarda on binlerce kişiye teşhis konulan bu sendrom, iklim değişikliğiyle birlikte kenelerin yayılım alanlarının genişlemesiyle daha yaygın hale geliyor.
Gelecek için umut verici tedaviler
Ani başlayan alerjileri tamamen geri döndürmenin kesin bir yolu henüz bulunmasa da, bilim dünyası bağışıklık sistemini yeniden eğitmeye odaklanıyor. Probiyotik kullanımıyla bağırsak sağlığını desteklemek veya Xolair gibi bağışıklık sistemini düzenleyen ilaçlardan faydalanmak, mevcut tedavi yöntemleri arasında yer alıyor. Araştırmacılar, gelecekte alerjenlere karşı vücudu duyarsızlaştıracak aşı ve antikor tedavilerinin, bu kronik sorunları kökten çözebileceği konusunda oldukça umutlu.