Van Gölü'nün derinliklerinde saklı olan mikrobiyalitler, dünya dışı yaşam arayışları ve jeolojik süreçlerin anlaşılması adına kritik bir araştırmanın merkezine yerleşti. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öncülüğünde yürütülen uluslararası proje, gölün sodalı sularında oluşan bu yapıların sırlarını çözmeyi hedefliyor.
Nanokürelerin kökeni araştırılıyor
Proje kapsamında uzmanlar, mikrobiyalitlerin yapısında bulunan karbonat nanokürelerin biyolojik mi yoksa inorganik süreçlerle mi oluştuğunu anlamaya çalışıyor. Doç. Dr. Çetin Yeşilova liderliğindeki ekip, gölün farklı noktalarından topladıkları numuneleri özel koruma koşulları altında laboratuvarlara taşıyarak detaylı bir inceleme süreci başlattı. Çalışma, İtalya, Çin ve Polonya'dan gelen bilim insanlarının katılımıyla çok uluslu bir nitelik taşıyor.
Salda Gölü ve Mars ile kıyaslanacak
Araştırmanın en dikkat çekici yönü ise elde edilen verilerin karşılaştırmalı analizi olacak. İlk aşamada Salda Gölü'nden alınan örneklerle kıyaslama yapılacak. Ancak asıl hedef, 2029 yılında Mars'tan dünyaya getirilmesi planlanan örneklerle Van Gölü'ndeki yapıların korelasyonunu kurmak. Bilim insanları, yüksek alkaliniteye sahip Van Gölü'nün ekstrem koşullarının, Mars'taki Jezero Krateri'nin geçmişi hakkında önemli ipuçları sunabileceğini belirtiyor.
Mikroskobik düzeyde detaylı inceleme
Çalışmada 200 nanometreden daha küçük yapılar mercek altına alınıyor. Prof.
Dr. Miroslaw Slowakiewicz, bu ölçekteki incelemelerin, mikroorganizmaların kalsiyum karbonat çökelmesine nasıl katkı sağladığını ve ekstrem şartlarda nasıl hayatta kaldıklarını anlamak için hayati önem taşıdığını vurguladı.
Mikrobiyalitlerin içindeki renkli katmanların farklı bakteri gruplarını temsil ettiğini belirten uzmanlar, bu biyolojik çeşitliliğin gezegenimizdeki yaşamın evrimine dair yeni kapılar aralayabileceğini ifade ediyor.