TEI Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit, dijitalleşen dünyanın getirdiği güvenlik risklerine karşı savunma sanayii devlerinin aldığı önlemleri paylaştı. Yapay zekanın manipülasyon gücüne ve veri güvenliğine dikkat çeken Akşit, özellikle otonom sistemlerin ve akıllı cihazların potansiyel tehlikelerine vurgu yaptı.
Yapay zekanın ikna kabiliyeti ve veri güvenliği
Akşit, yapay zeka algoritmalarının sadece yanlış bilgi üretmekle kalmayıp, kişisel verileri analiz ederek insanları yönlendirme kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Savunma sanayisinde bilgi güvenliğini sağlamak için internetten fiziksel olarak izole edilmiş sistemler kullandıklarını ifade eden Akşit, kullanıcıların dijital platformlarda paylaştıkları veriler konusunda çok daha temkinli olmaları gerektiğini savundu.
Yabancı araçlara kampüs yasağı
Savunma sanayii kurumlarının ortak bir güvenlik protokolü uyguladığını belirten Akşit, ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI gibi kritik tesislerin kampüslerine yabancı elektrikli araçların alınmadığını açıkladı. Bu araçların üzerindeki çok sayıda sensör ve kameranın sürekli veri topladığını belirten Akşit, kontrolü yerli yazılımlarda olmayan araçların güvenlik zafiyeti oluşturduğunu ifade etti.
Yerde yürüyen güdümlü füzeler
Akşit, otonom araçların siber saldırı durumunda nasıl bir silaha dönüşebileceğini şu sözlerle özetledi: Yapay zeka simülasyonlarında bu araçlar birer güdümlü füzeye dönüştürülebiliyor. Yazılım kontrolü sizde olmayan bir aracın, savaş durumunda veya siber saldırı anında ne yapacağını kestirmek imkansız.
Bu nedenle yerli yazılımların ve kontrolün tamamen bizde olduğu sistemleri tercih ediyoruz. Akşit, dijital dünyada güvenliğin sadece güçlü şifrelerle sağlanamayacağını, donanım ve yazılımın tüm katmanlarıyla kontrol altında tutulması gerektiğini sözlerine ekledi.