ABD savunma sanayisinin göz bebeği olan F-35 savaş uçaklarına ait hassas parçaların, yaşanan bir kargo skandalı neticesinde Çin'e ulaştığı ortaya çıktı. Washington yönetimini alarma geçiren olay, küresel tedarik zincirindeki güvenlik açıklarını bir kez daha gözler önüne serdi.
İletişim kopukluğu krizi tetikledi
Bloomberg'in aktardığı bilgilere göre, Avustralya'dan ABD'ye gönderilmek üzere yola çıkan parçalar, lojistik sürecindeki bir iletişim hatası nedeniyle rotasından saptı. İddiaya göre, parçaların taşınması sırasında Uluslararası Silah Ticareti Düzenlemeleri (ITAR) kapsamında belirli ülkelerden geçmemesi gerektiğine dair uyarı e-postası, bir kargo çalışanı tarafından fark edilmedi. Bu durumun, farklı bilişim sistemlerinin entegrasyonundaki bir aksaklıktan kaynaklanmış olabileceği üzerinde duruluyor.
Mayıs ayında gerçekleşen kritik sevkiyat
Söz konusu sevkiyatın içerisinde, uçağın radar görünmezliğini sağlayan özel kaplamalı kokpit kanopisi ve silah bölmesi kapağı gibi oldukça kritik parçalar yer alıyordu. Mayıs ayı sonunda gerçekleşen bu olayda, parçaların aslında Güney Kore ve Tayvan üzerinden San Francisco'ya ulaştırılması planlanıyordu. Ancak teslimatın hızlandırılması çabası, parçaların Hong Kong'a yönlendirilmesine ve Çin hükümetinin eline geçmesine neden oldu.
Kongre'de Çin şüphesi
Olayın detayları Pentagon yetkilileri tarafından Kongre'deki ilgili komitelere aktarıldığında büyük yankı uyandırdı. Senatör Kevin Cramer, yaşanan durumun basit bir kargo hatası mı yoksa Çin'in organize bir planı mı olduğunu sorgularken, diğer üyeler tedarik zincirinin baştan aşağı denetlenmesi çağrısında bulundu. Pentagon ise parçaların kullanılamaz durumda olduğunu savunsa da, bu kritik bileşenlerin Çin'in eline geçmesi ciddi bir güvenlik zafiyeti olarak değerlendiriliyor.
Geri alma operasyonu başlatıldı
Pentagon ve ilgili savunma sanayii ortakları, Çin'e ulaşan parçaların geri alınması için diplomatik ve operasyonel bir süreç başlattı. Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, benzer bir güvenlik ihlalinin tekrarlanmaması adına lojistik süreçlerin yeniden yapılandırıldığı ve sektör ortaklarıyla koordineli bir şekilde çalışıldığı vurgulandı.