NASA'nın yeni nesil gözlem aracı Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, evrenin gizemlerini çözme yolculuğunda önemli bir teknik eşiği geride bıraktı. 300 megapiksellik Geniş Alan Enstrümanı'nın başarıyla çalıştırılmasıyla birlikte, teleskobun uzaydaki operasyonel yetenekleri doğrulanmış oldu. Bu gelişme, teleskobun 1,6 milyon kilometre uzaklıktaki L2 noktasına doğru devam eden yolculuğunda büyük bir moral kaynağı oldu.
Kızılötesi dedektörler derin dondurucuda
Teleskobun en önemli parçalarından biri olan Geniş Alan Enstrümanı, Hubble'ın keskinliğini çok daha geniş bir görüş açısıyla birleştiriyor. Mühendisler, cihazın kusursuz çalışması için 10 gün süren bir temizlik ve kuruma süreci uyguladı.
Ardından sistem, eksi 143 santigrat dereceye kadar soğutuldu ve 18 kızılötesi dedektör aktif hale getirildi. Nihai çalışma sıcaklığı olan eksi 183 dereceye ulaşıldığında, odaklama mekanizmaları ve filtre sistemleri ağırlıksız ortamda başarıyla test edildi.
NASA uzmanları, yıllarca süren yer testlerinin ardından cihazın uzayda sorunsuz çalışmasının büyük bir başarı olduğunu vurguluyor.
Yıldızların parıltısı bastırılacak
Roman Teleskobu'nun bir diğer kritik bileşeni olan Koronagraf Enstrümanı da tüm testlerini başarıyla geçti. Bu teknoloji, yıldızların yoğun ışığını maskeleyerek yörüngelerindeki sönük gezegenlerin doğrudan görüntülenmesini sağlıyor.
Uzaktan kontrol edilen hareketli parçalar, maskeler ve esnek aynalar, sistemin uzayda mükemmel bir uyumla çalıştığını kanıtladı. 2027 yılının başlarında ilk bilimsel verilerini göndermesi beklenen teleskop; karanlık enerji, maddenin dağılımı ve ötegezegenler konusunda evrenin bilinmeyenlerini aydınlatmaya hazırlanıyor.