Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği tarafından Şanlıurfa'da gerçekleştirilen "Dijital Habercilik ve Medya Çalıştayı"nda, NTV Yorumcusu ve Anadolu Ajansı (AA) eski Genel Müdürü Kemal Öztürk, ajans haberciliği ve sosyal medya konusundaki görüşlerini paylaştı. Öztürk, dijital dönüşümün medya üzerindeki etkilerini ve bu süreçte karşılaşılan zorlukları ele alarak, doğru ve güvenilir haber üretiminin yalnızca mesleki bir sorumluluk değil, aynı zamanda ulusal güvenlik meselesi haline geldiğini vurguladı.
Çok Dilli Yayın ve Devlet Güvenliği
Öztürk, AA Genel Müdürlüğü döneminde çok dilli yayına geçiş sürecine değinerek, yabancı haber çevirilerinin uzun yıllar boyunca uluslararası ajanslar aracılığıyla yapıldığını belirtti. "Devlet başkanının sözleri başka bir ülkenin ajansı tarafından çevriliyorsa bu, bir güvenlik meselesidir. Bu yüzden çok dilli yayına geçme kararı aldık ve AFP, Reuters gibi uluslararası ajanslarla rekabet etmeye başladık" diyerek bu sürecin önemini açıkladı.
Dijital Devrim ve Grafik Servisi
Öztürk, Batılı haber ajanslarının büyük bir dijital dönüşüm yaşadığını ve Anadolu Ajansı’nın da bu doğrultuda önemli adımlar attığını ifade etti. "Grafik servisini kurarak, dünyanın en fazla grafik üreten ajanslarından biri haline geldik. Dijital devrim karşısında ajansın yeniden yapılandırılması gerekiyordu" dedi.
Sosyal Medya ve Gazetecilik İlişkisi
Gazetelerin zamanla ajans haberlerine bağımlı hale geldiğini belirten Öztürk, "2011-2012 yılları itibarıyla gazetelerin yüzde 70'i ajans haberine bağımlıydı. Ancak günümüzde gazeteler, sosyal medyaya bağımlı durumdalar" şeklinde bir değerlendirme yaptı. Sosyal medyanın, haber üretiminde yeni bir tekel ve sansür alanı oluşturduğunu vurgulayan Öztürk, Gazze savaşı örneği üzerinden bu durumu eleştirdi. "Facebook ve YouTube gibi platformlar, binlerce Filistin yanlısı hesabı kapattı. Gazetecilerin verileri paylaşıldı ve hedef alındılar. Bu durum artık bir güvenlik sorunu haline geldi" dedi.
Yerli Platformların Önemi
Öztürk, yerli dijital platformların kurulmasının gerekliliğine dikkat çekerek, "Kendi platformlarımızı kurmadığımız sürece bu güvenlik açığı sorun olmaya devam edecek" ifadesini kullandı. Ayrıca yapay zekâ kullanımına da değinen Öztürk, bazı gazetecilerin içeriklerini doğrudan yapay zekâya yazdırmasının etik sorunlar doğurduğunu belirtti. "Yapay zekâdan alınan analizler, kaynak belirtilmeden kullanılıyor ve bu meslek açısından utanç verici bir durum" dedi.
Ahlaki Erozyon ve Yalan Haber Tehdidi
Öztürk, gazetecilik sektörünün ciddi bir ahlaki erozyon sürecinden geçtiğini aktararak, "Aşırı derecede kitle iletişim aracına sahip olmak, enflasyona sebep oldu. Var olabilmek için herkesin elini yükseltmesi gerektiği bir ortamda, yalan haber manipülasyonu ve sansasyonel içerikler artış gösteriyor. Bu durumdan karamsar olduğumu söyleyebilirim" dedi. Öztürk, yeni neslin geçmişteki hataları tekrarlamamasını umduğunu ifade ederek sözlerini tamamladı.