İstanbul'da etkili olan şiddetli yağışların ardından yaşanan sel felaketi, kentin yapılaşma geçmişindeki kritik bir yanlışı gün yüzüne çıkardı. A Haber ekranlarına yansıyan görüntüler, bölgedeki taşkınların nedeninin sadece doğa olayı olmadığını, aynı zamanda dere yataklarının üzerine inşa edilen yapılar olduğunu kanıtladı.
Dere yatağına beton dökülmüş
Gazeteci Kerim Ulak'ın yerinde yaptığı incelemeler, Dereboyu Deresi'nin yıllar önce açık bir şekilde aktığını ancak zamanla üzerinin betonla kapatılarak imara açıldığını gösterdi. Yaklaşık 25-30 yıl önce doğal akışına sahip olan dere, bugün çok katlı binaların temelinden geçen bir su kanalına dönüştürülmüş durumda. Uzmanlar, bu durumun sel anında suyun tahliyesini imkansız hale getirdiğini vurguluyor.
Tıkanıklık felaketi tetikledi
Üzeri kapatılan dere yatağının içerisinde zamanla biriken molozlar, kalaslar ve çeşitli atıklar, suyun akışını tamamen engelledi. Tıkanan dere yatağı, şiddetli yağışlarla birlikte basınç yaparak suyun yüzeye çıkmasına ve çevredeki yerleşim alanlarını sular altında bırakmasına neden oldu. Bu durum, sadece maddi hasara değil, aynı zamanda can kayıplarına da yol açan trajik bir tabloyu beraberinde getirdi.
Asfaltın altında akan tehlike
Canlı yayında asfalt üzerinde yürürken aslında bir derenin üzerinde olduğunu belirten Ulak, Ayazağa Deresi üzerinden Haliç'e ulaşan bu su hattının, şehirleşme adına nasıl göz ardı edildiğini gözler önüne serdi. Vatandaşların günlük hayatlarını sürdürdüğü kaldırım ve yolların hemen altında akan bu su, İstanbul'un altyapı ve imar planlamasındaki riskli noktaları bir kez daha tartışmaya açtı.