Hyperever, yapay zeka destekli otonom robot teknolojileri alanında küresel bir aktör olma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. 2023 yılının Ocak ayında kurulan firma, dayanıklı ve yüksek performanslı robotlarıyla hem sivil hem de askeri operasyonlarda görev almayı planlıyor. Şirket, Proteo gibi yenilikçi ürünleriyle Türkiye'den global pazara açılmayı amaçlıyor.
Hyperever'in Kuruluş Süreci ve Vizyonu
Hyperever, kurucusu ve Genel Müdürü Çayan Baykal'ın liderliğinde kısa sürede önemli stratejik yatırımlar gerçekleştirerek Ar-Ge kapasitesini artırdı. Baykal, şirketin kökenlerinin İstanbul Teknik Üniversitesi proje takımlarının dinamiklerinden geldiğini belirterek, "Bu köken bizim için yüksek standartlarda mühendisliği, girişimci çevikliği ve geleceğin teknolojilerini tasarlama tutkusunu ifade ediyor," dedi. Hyperever, yapay zeka dönüşümünün fiziksel dünyadaki yansıması olarak otonom robotları konumlandırıyor. Baykal, bu sistemlerin insanların tehlikeli veya imkansız görevlerini üstlenerek endüstrileri ve günlük yaşamı yeniden şekillendireceğini ifade ediyor.
Proteo: Dört Bacaklı Otonom Robot
Hyperever’in ana ürünlerinden biri olan Proteo, önümüzdeki aylarda piyasaya sürülecek. Zorlu arazi ve çevre koşullarında otonom görevleri yerine getirebilen bu robot, denetim, raporlama ve yük taşıma gibi kritik görevler için tasarlandı. Su ve toza dayanıklı yapısı, 35 kilogramlık yük taşıma kapasitesi ve altı saate kadar kullanım süresi ile rakiplerinden ayrışıyor. Baykal, Proteo'nun hem sivil hem de askeri alanda görev alacağını belirtiyor; sivil alanda otonom devriye ve risk tespiti, askeri alanda ise bomba imha ve lojistik destek operasyonlarına odaklandıklarını vurguluyor.
İnovatif Çözümler ve Dijitalleşme
Hyperever’in diğer yenilikçi çözümleri arasında Hypermapper ve Hyperintelligence yer alıyor. Baykal, Hypermapper ile kullanıcının içinde bulunduğu ortamın üç boyutlu haritasının çıkarılabileceğini, Hyperintelligence’ın ise robotların çevresel farkındalığını artırarak operasyonel karar almalarını sağladığını dile getiriyor. Bu teknolojiler, robotların kendilerini ve etkileşimde bulundukları kişileri çevresel risklere karşı koruma yeteneğini artırıyor.
Stratejik Yatırımlar ve Gelecek Hedefleri
Baykal, 2025 yılını Hyperever için stratejik bir dönüm noktası olarak tanımlıyor. Şu an ticarileşmiş bir ürüne sahip olmadıklarını belirtirken, geliştirdikleri teknolojinin sektör liderlerinin dikkatini çektiğini ifade ediyor. NATO’nun Innovation Continuum programına kabul edilmeleri, robotu üye ülkelerin savunma karar vericilerine tanıtma fırsatı sundu. Ayrıca, Doğan Holding'ten aldıkları 2.2 milyon dolarlık yatırımın, teknolojilerine duyulan güveni pekiştirdiğini ve küresel hedefleri için stratejik bir kaldıraç olduğunu belirtiyor.
Robotik Girişimcilik ve Yapay Zeka İhtiyacı
Baykal, 2026 yılının Hyperever için ticarileşme yılı olacağını ve bu yılın ilk çeyreğinde Proteo'yu kullanıcıların hizmetine sunmayı planladıklarını aktarıyor. Öncelikli hedeflerinin stratejik ortaklıkları ölçeklendirmek ve başarılı ticari sözleşmelere dönüştürmek olduğunu vurguluyor. Proteo etrafında bir entegre ekosistem kurmayı ve ekiplerini iki katına çıkarmayı hedefliyor. Baykal, sektöre yeni giriş yapacak girişimcilere de belirli yükler ve yazılımlar geliştirmelerini öneriyor ve robotik ile yapay zekanın yüksek teknik altyapı ve inovatif bir bakış açısı gerektirdiğini aktarıyor. Ayrıca, regülasyonların beklenmeden etik ve yasal standartların oluşturulmasına katkı sağlanmasının sektörün sağlıklı büyümesi için önemli olduğunu belirtiyor.