Günümüzde iklim krizi ve azalan kaynaklar tarımsal üretimi zorlarken, tüketicilerin gıda tercihlerinde de büyük bir kafa karışıklığı yaşanıyor. Organik, doğal, köy ürünü veya atalık tohum gibi kavramlar, çoğu zaman birbirinin yerine kullanılarak yanlış algılara yol açıyor. MGA Tarımsal Danışmanlık Kurucusu Ziraat Mühendisi Merve Gülistan Aydın, gıda güvenliğinin bir ürünün dış görünüşünden ziyade, üretim süreçlerinin izlenebilirliği ile ilgili olduğunu belirtiyor.
Görünüşe aldanmamak gerekiyor
Tüketicilerin en sık düştüğü hatalardan biri, ürünün fiziksel özelliklerini üretim kalitesinin bir kanıtı olarak görmektir. Örneğin, bir elmanın kurtlu olması onun mutlaka ilaçsız yetiştirildiği anlamına gelmez; zararlı popülasyonu, uygulama zamanlaması veya direnç gibi birçok değişken süreci etkiler.
Benzer şekilde, pembe ve iri domateslerin mutlaka atalık tohumdan geldiği düşüncesi de bir yanılgıdır; modern ıslah çalışmalarıyla bu özellikler yeni çeşitlere de kazandırılabilmektedir. Aydın, bir ürünün hikâyesi ile üretim yönteminin birbirinden ayrılması gerektiğini, tek bir parametreye bakarak hüküm vermenin doğru olmadığını ifade ediyor.
Sertifikasyon neden önemli?
Organik tarım, mevzuatla belirlenmiş, kayıt altına alınan ve sertifikalandırılan bir sistemdir. 'Köy ürünü' veya 'doğal' gibi ifadeler ise tek başına bir güvence sunmaz. Sertifikalı üretimin en büyük avantajı, bir sorun yaşandığında sorumluluk zincirinin izlenebilir olmasıdır. Tüketicilerin sadece logoya değil, denetim ve hesap verebilirlik süreçlerine odaklanması gerektiğini belirten uzmanlar, kurumsal bir yapının varlığının gıda güvenliği için kritik bir eşik olduğunu vurguluyor.
Sürdürülebilir tarım bir bütünlük gerektirir
Konvansiyonel tarımın dünya nüfusunu beslemek için hala gerekli olduğunu belirten Aydın, önemli olanın bu üretimin nasıl yapıldığı olduğunu savunuyor. Gereksiz pestisit kullanımı ve aşırı gübreleme toprağı ve su kaynaklarını kirletirken, doğru teşhis ve kültürel önlemlerle bu risklerin azaltılabileceği belirtiliyor. İnsan sağlığı ile toprak sağlığının birbirinden ayrılamayacağını hatırlatan uzmanlar, tarımda 'daha fazla ilaç' yerine, biyolojik çeşitliliği koruyan bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini ifade ediyor.