Günümüzde otomobiller artık sadece bir ulaşım aracı olmaktan çıkıp, tekerlekli birer bilgisayara ve veri toplama merkezine dönüştü. TUSAŞ Motor Sanayii Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, elektrikli ve akıllı araçların sunduğu konforun ötesinde, ciddi bir ulusal güvenlik riski barındırdığını vurguladı. Akşit, bu araçların dışarıdan kontrol edilebilen birer silah veya sürekli veri akışı sağlayan casus cihazlar olarak kullanılabileceği uyarısında bulundu.
Dijital casusluk ve veri sızıntısı tehlikesi
Dünya genelinde yapılan araştırmalar, bu araçların sanılandan çok daha fazla veri topladığını kanıtlıyor. Norveç'teki askeri tatbikatlarda, bazı yabancı menşeli araçların geçiş kodlarını ve personel bilgilerini kaydettiği tespit edildi.
Benzer şekilde, siber güvenlik uzmanları, kontak kapalıyken bile araçların topladığı verilerin büyük bir kısmının üretici ülkelerin sunucularına şifreli olarak gönderildiğini ortaya koydu. Bu durum, araçların sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda stratejik bilgileri sızdıran birer 'Truva atı' işlevi gördüğünü gösteriyor.
Stratejik alanlarda yasaklar başlıyor
Akıllı araçların sunduğu riskler, sadece veri hırsızlığıyla sınırlı değil. Uzaktan yazılım güncellemeleri sayesinde araçların sabote edilebilmesi veya park halindeyken mikrofonlar aracılığıyla akustik casusluk yapılması, dünya devletlerini harekete geçirdi.
Fransa istihbaratının raporları, araçların 3D haritalama özelliklerinin kritik askeri üslerin mimari planlarını çıkarmak için kullanılabileceğini doğruluyor. Bu tehditler nedeniyle ABD, Çin ve birçok Avrupa ülkesi, savunma sanayii tesislerine ve kritik kamu binalarına yabancı menşeli akıllı araçların girişini yasaklayan mevzuatları devreye soktu.
Türkiye de benzer bir yaklaşımla, savunma sanayii şirketlerinde yabancı menşeli elektrikli araç kullanımına karşı önlemlerini sürdürüyor.