Bir filmin uzun olması her zaman onun daha iyi bir film olduğu anlamına gelmez. Bazı hikayelerin her saniyesinin işlenmesi gerekirken, bazılarının ise hızlıca ve çok detaya girilmeden aktarılması gerekir. Roger Ebert’in bir zamanlar dediği gibi , hiçbir iyi film çok uzun değildir ve hiçbir kötü film yeterince kısa değildir.

Bugün sizlere izlediğiniz her saniyesine değer 20 uzun film seçtik. Listedeki filmlerin tamamı en az 2 buçuk saat yani 150 dakika.

İşte bu kez kola ve patlamış mısırınızı normalden biraz fazla tutmanız gerekecek, izlemeye değer 20 uzun film:

Hamlet (1996) – 4 saat 2 dakika

Shakespeare’in bu ünlü klasiği bu kez İngilizlerin ünlü yönetmeni Kenneth Branagh tarafından sinemaya uyarlandı. ‘Hamlet’, hain amcası tarafından öldürülen babasının intikamını almaya çalışan ve bunu başaran Danimarka Prensi’nin hayatını anlatıyor. Bu trajedi bugün de modern hayatta karşınıza çıkan ihanet, arzu, iktidar hırsı gibi duyguları yoğun bir biçime işliyor.

Malcolm X (1992) – 3 saat 21 dakika

Malcolm, dönemindeki birçok siyahi vatandaş gibi oldukça zorlu ve acı dolu bir hayat geçirir. Bu olumsuz şartlar onu yaşayabilmek için küçük hırsızlıklar yapan birine dönüşmeye zorlar. Suçlarından dolayı hapishaneye gönderildiğinde ise bambaşka bir kimlik edinmeye başlar. Burada dahil olduğu ilginç toplulukta dinin de yardımıyla gerçek kimliğini bulur. Vakti gelip dışarı çıktığında ise bambaşka biri olmuştur. Artık kendilerini suçlu olmaya zorlayan genel zihniyete karşı başkaldırma zamanıdır.

Amerikan tarihinin en önemli insan hakları savunucularından biri olan Malcolm X’in hayatı, Spike Lee’nin yaratıcı bakış açısı ile beyazperdeye aktarılıyor. Başrollerde ise çarpıcı oyunculuğuyla Denzel Washington yer alıyor.

Seven Samurai – 3 saat 2 dakika

Yedi Samuray, haydutların saldırdığı fakir bir köyü korumaya çalışan samurayların hikayesini anlatıyor. Usta Samurai Kambei’nin cesareti ve fedakarlığına şahit bir grup köylü ondan sürekli olarak haydutlardan köylerini korumasını isterler. Kambei bu isteği herhangi bir çıkarı olmamasına rağmen kabul eder ve ilk olarak kısa süre sonra müridi olan genç samurai Katsushiro’yu, ardından da güç kullanmaya meraklı bir samurai olarak görünen, fakat sonradan bir çiftçinin oğlu olduğu ortaya çıkan Kikuchiyo’yu yanına alır. Takımına dört yeni samurai daha ekleyerek köyü savunmaya girişen Kambei köylüler tarafından heyecanla karşılanır, herkesin sevgisini kazanır; bir süre sonra onlara kendilerini savunmayı öğretmeye başlar. Bu arada haydutlar köyün sınırlarında dolaşmakta ve yeni saldırıları için uygun bir zaman kollamaktadırlar…

Akira Kurosawa’nın kariyerinin doruk noktası olarak görülen Yedi Samuray üç saati geçen uzunluğuna rağmen özellikle zamanında kaliteli örneklerine rastlamanın zor olduğu savaş ve ‘aksiyon’ sahneleri en dikkatsiz seyircinin bile ilgisini ayakta tutacak pek çok detay içerirken bir yandan da anlattığı hikayenin bütünlüğünden ve sinematografik kaliteden ödün vermeyen bir başyapıt.

Titanic (1997) – 3 saat 14 dakika

Dünyanın hatırlamak istemediği türden felaketlerden olan ‘Titanik faciası’, dev prodüksiyonların yönetmeni James Cameron tarafından çekilen görkemli bir film.
Teknolojinin son sürat ilerlediği bir dönemde, insanlar üstesinden gelemeyecekleri hiç bir sorun olamayacağına inanmaya başlamışlardır. ‘Titanic’ adlı dev transatlantik ise, insanlığın doğaya karşı gövde gösterisi gibidir. Bu ‘Düşler Gemisi’nin yolcuları arasında Avrupa`da birkaç yıl geçirdikten sonra Amerika’ya dönmekte olan, Jack adlı genç bir ressam ile nişanlısı ve annesiyle Philadelphia`ya giden Rose adlı genç bir kız da vardır. İki genç, şans eseri tanışacak, aralarındaki sınıf farkına aldırmaksızın birbirlerine yakınlaşacaktır. Bu arada doğa insanoğlunun günden güne artan kibirine bir nokta koymayı planlamaktadır. Yola çıkılmasından dört buçuk gün sonra, 10 Nisan 1912’de, Titanic iki saat kırk dakika süren ve sulara gömülmesiyle son bulan, hazin olayların başlamasına neden olacak buz dağına çarpacaktır.

OKUYUN  WhatsApp dolandırıcıların önüne geçebilmek için yeni özelliğini test etmeye başladı!

James Cameron’un, seyirciye bir zaman makinesiyle yolculuk ettiği hissini uyandırırcasına gerçeğe yakın filmi ‘Titanic’ tam 14 dalda Oscar adayı olarak ‘En İyi Film’ dahil 11 ödülü kazanmıştı.

A Touch of Zen (1971) – 3 saat

Jackie Chan’in çocuk rollerinden çıkarak ilk kez yardımcı oyuncu niteliğinde yer aldığı film niteliği taşıyan bu hikâyede, Ku adında, annesiyle yaşayan bir artist anlatılır. Ku, terkedilmiş bir yakada yaşar. Bir gece garip sesler işitir ve orada yaşayan güzeller güzeli Yang ile tanışır. Yang, ailesini öldüren asıl imparator ajanları tarafından kandırılır. Ku ise kendini, Yang’ı bu durumdan kurtarmanın yollarını ararken ve bu uğurda birçok savaşın ortasında bulur. Duygusal bir hisle işlenmiş bir aksiyon macera olan bu filmin yönetmen koltuğunda ise King Hu oturmaktadır.

It’s a Mad, Mad, Mad, Mad World (1963) – 3 saat 22 dakika

Çılgın Dünya (It’s a Mad Mad Mad Mad World) 1963 yapımı bir Amerikan komedi filmidir. All star kadrosu ve sürekleyici senaryosu ile büyük ilgi uyandırmıştır. United Artists firmasınca 9.4 milyon dolar sarfıyla yapılmış olup yönetmeni Stanley Kramer’dir.

Lagaan (2001) – 3 saat 43 dakika

Hindistan’ın Champaner kenti büyük bir kuraklık içerisine girmiştir. Köylüler bir araya gelerek, toprak sahiplerinden Lagaan adlı verilen vergilerin bir süre için durdurulmasını isterler, çünkü ellerinde vergi namına verecek hiçbir şeyleri kalmamıştır. Fakat İngiliz yerel yöneticiler Hintli halkın önüne bir koşul koyalar. Lagaan vergisinin kaldırılması ancak köylülerin İngilizleri bir kriket müsabakasında yenmesine bağlıdır! Fakat köyde kriket oynamayı bilen hiç kimse yoktur… Köyden Bhuvan adında genç ve cesur bir delikanlı, eline ahşaptan bir sopa almamış olmasına İngilizlere meydan okur. Bu arada bu “adil” düelloyu duyanlar akın akın köye gelirler. Köylülerin ve Bhuvan’ın kendilerinden başka tek destekçisi ise İngiliz albay Russell’ın kız kardeşi Elizabeth’tir.
Hindistan’ın İngiliz sömürgesi altında olduğu dönemde geçen filmin yönetmeliğini Ashutosh Gowariker üstleniyor.

Hoop Dreams (1994) – 2 saat 50 dakika

Steve James’in yönettiği belgesel film, yoksul ailelerden gelen William Gates ve Arthur Agee isimli iki Afrika kökenli iki Amerikan öğrencinin hayatını ele alıyor. Beyaz öğrencilerin çoğunlukta olduğu Westchester bölgesindeki St. Joseph Lisesi’nde okuyan iki genç, basketbol dalında bir hayli başarılı olan bu okulda bu sporla ilgili ellerinden geleni yapmaktadırlar. Yaşadıkları yer itibarıyla okula ulaşımları bir hayli güçtür ancak buna rağmen zorlu antrenmanlarda ter dökmekten vazgeçmezler. Film bu hikayenin ekseninde Amerika’daki ırk, sosyal sınıf ve eğitim gibi temel yaşam problemlerini ele alıyor.

Boyhood (2014) – 2 saat 45 dakika

En son Before Midnight filmiyle izleyici karşısına çıkan Richard Linklater’ın senaryosunu yazıp yönettiği film, çıkış noktası olarak yakın zamanda boşanmış bir çiftin, Mason ve Olivia’nın hikayesine odaklanıyor. Sahip oldukları tek çocukları ise artık anne ve babasının bir arada yaşamadığı gerçeğine alışmak ve bu yabancı düzen içerisinde yaşamayı öğrenmek zorunda. Çocuğun 6 yaşında başlayan bu yeni tecrübesini 12 yıl boyunca sürecek olan bir büyüme evresine yayan yönetmen, bu süreç boyunca yaşananları beyaz perdeye aktarıyor.

Richard Linklater’ın, 12 yıllık bir süre zarfının belirli zaman aralıklarında çekimlerini tamamladığı filmin başrollerini Ellar Coltrane, Patricia Arquette ve Ethan Hawke paylaşıyor.

The Leopard (1963) – 2 saat 41 dakika

1860 yılının Sicilya’sındayız… Prens Salina dehşete düşmüştür. Çünkü gündelik yaşamdaki değişimler kaygı vericidir ve reformlar her geçen gün kendini hissettirmektedir. İtalya’nın birleşme sorunu da Prens’i rahatsız eder… Yeğeni Tancredi ile zengin bir tüccarın kızı olan Angelica’nın evliliği dolayısıyla ailesi de bir dönüşüm geçirmektedir. Nihayet, şaşaalı bir baloda prens, orta sınıfın yükselişinin kaçınılmaz olduğunu idrak eder.

OKUYUN  Sinema tarihinin en şaşkınlık yaratan 20 özel efekt sahnesi!

Luchino Visconti imzalı unutulmaz filmin başrollerini Burt Lancaster, Alain Delon ve Claudia Cardinale paylaşıyor.

Anatomy of a Murder (1959) – 2 saat 40 dakika

Michigan eyaletinin küçük kasabalarından birinde avukatlık yapan Paul Bieglar, suçun da pek yaygın olmadığı bu yerde tüm zamanını arkadaşlarıyla ya da çeşitli hobileriyle geçirmektedir. Bir gün önemli bir mevkide bulunan tanınmış kişilik Frederick Manion’un karısından aldığı telefon onu ilginç bir vakaya dahil eder. Frederick Manion, bir cinayet suçunun tek şüphelisi olarak tutuklanmıştır. Ancak ortada ilginç bir durum vardır. Manion cinayeti işlediğini kabul edip suçunu inkar etmez, fakat haklı gerekçeleri olduğunu söyler. Öldürdüğü adam karısı Laura’ya tecavüz etmiştir ve suçu bu yüzden işlemiştir. Çarkları bozuk adalet, kimin haklı olduğu şaibeli sayılabilecek bu zorlu davada nasıl bir neticeye varacaktır?

The Godfather: Part 2 – 3 Saat 22 dakika

Baba 2, 1972 yapımı ilk filmin devamı niteliğinde, yine yazar Mario Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola’nın yaratıcı ellerinden çıkmış usta işi bir yapım. Film, altı adet Oscar ödülü kazanmıştır.

Genç Corleone, Amerika’ya yeni gelmiştir. 1917 yılında, New York şehrinin yerel mafyalarından birinin liderini öldürünce saygınlık kazanır ve korkulan biri haline gelir.
Bu arada, 50 yıl sonra, Michael Corleone, Washington’da senato komitesine aile işleriyle ilgili ifade vermektedir. Film, eleştirmenler tarafından önceki filmden daha başarılı bulunan az sayıdaki devam filminden biri olarak kabul ediliyor. Robert De Niro filmde yalnızca 45 dakika Vito Corleone’yi canlandırarak Oscar’ı almıştır.

The Last Temptation of Christ (1988) – 2 saat 43 dakika

Hz. İsa’nın hayatı pek çok kereler beyazperdeye alınmıştı. Tüm zamanların en önemli yönetmenlerinden biri olan Martin Scorsese’nin beyazperdeye aktardığı bu versiyonu ise belki de en çok ses getireni oldu. İsa’yı bambaşka bir pencereden ele alan yapıt, özellikle de gösterime girdiği dönemin ardından uzunca bir süre tartışıldı. İsa’yı Magdelene ile olan ilişkisinden başlayıp idam ediliş sürecine kadar geçirdiği evrelerle ele alan yapıt, peygamberin ulvi yanlarından ziyade insani yanlarını beyazperdeye yansıtıyor. İsa rolündeki Willem Dafoe’nun performansıyla dikkat çeken yapıt Nikos Kazantzakis’in kitabından uyarlanmıştır.

The Lord of the Rings: The Return of the King (2003) – 3 saat 20 dakika

Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü, Tek Yüzük’ün yok edilmesi için verilen mücadeleyi konu ediyor. Sauron’un orduları büyüdükçe büyümektedirler. Frodo ve onun can dostu Sam, korku dolu bir yolculuğun göbeğinde, korkunç Mordor’a adım adım yaklaşmaktadırlar. Tek yüzük yok edilmelidir ve iyilik bunun için savaşmaya hazırdır. Arka planda ise insan, elf ve cüce orduları, karanlık güçlerin karşısında tüm eski düşmanlıklarına rağmen bir araya gelmişlerdir. Hepsi birden küçücük bir Hobbit’in eline ve onun yeteneklerine bakmaktadırlar. Orta Dünya’nın kaderi belli olmak üzeredir. Ancak Tek Yüzük’ü sahiplenmek, kimi zaman taşıyanına daha cazip gelebilir.

Once Upon a Time in America (1984) – 4 saat 11 dakika

Bir Zamanlar Amerika’da filminde, David “Noodles” Aaronson, Manhattan’ın banliyölerinden birindeki yahudi mahallesinde hayatta kalmaya çalışan yoksul bir çocuktur. Kendisi gibi arkadaşlarından oluşan ve Noodles’ın liderliğini yaptığı ufak çaplı suç çetesi, zamanla yükselişe geçer ve sonunda 30’lu yılların en azılı gangsterleri haline gelirler. Ancak bu ün, ekibin dağılmaya başlamasıyla sona erer. Yaklaşık 30 yıl sonra New York’a dönen Noodles, burada eski günlere geri dönüp geçmişiyle başbaşa kalır.
Sinema tarihinin en önemli yapıtlarından biri olan film, İtalyan yönetmen Sergio Leone tarafından yazılıp yönetilmiştir. Harry Grey’in ‘The Hoods’ adlı romanından uyarlanan filmin başrollerinde Robert De Niro ve James Woods gibi usta isimler yer alıyor.

OKUYUN  Yüzüklerin Efendisi dizisi, eFootball demo - Megabayt Haftalık Gündem (06.08.2021) - VİDEO

Schindler’s List (1993) – 3 saat 15 dakika

Schindler’in Listesi, Oskar Schindler adlı bir Alman işadamının 2. Dünya Savaşı zamanında Polonya’da kurduğu fabrikada Yahudi işçileri çalıştırması ve bu sayede 1100 Yahudi’nin hayatını kurtarmasını konu alıyor. Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan film, ünlü yönetmen Steven Spielberg’in en önemli yapıtları arasında sayılan ve ona Oscar kazandıran bir yapımdır. Film, 1994 yılında 12 dalda Oscar’a aday olmuş ve 7 dalda ödül kazanmıştı. Filmin kazandığı Oscar’lar şöyle : En İyi Film, Yönetim, Kurgu, Sanat Yönetimi, Görüntü, Özgün Müzik ve Senaryo Uyarlaması.

Magnolia (1999) – 3 saat 8 dakika

Kendi halinde yalnız bir adam olan Jim Kurring görevini son derece ciddiye alan bir polis memurudur. Bir gün bir cesetle karşılaşır ve olayı çözmeye çalışırken bambaşka bir maceraya atılır. Tanınmış yapımcı Earl Partridge kanser hastalığına yakalanmış, son zamanlarında ise yıllar önce terk ettiği oğlunu bulmak için çabalamaktadır. Uyuşturucu bağımlısı Claudia Wilson’ın hayatı tanımadığı bir adamla tanıştığında bambaşka bir yere evrilecektir…
Birbirinden bağımsız 10’a yakın insanın trajik hayat hikayesini bir noktada buluşturan film son yılların en önemli yeteneklerinden Paul Thomas Anderson tarafından üstün bir başarıyla kotarılan film son yirmi yılın en dikkate değer yapımları arasında.

The Green Mile (2000) – 3 saat 9 dakika

Stephen King’in romanından uyarlanan Yeşil Yol, bir hapishane görevlisi ile bir mahkumun öyküsünü anlatıyor. Paul Edgecomb’un hapishanedeki görevi, idama mahkum edilen mahkumları son yolculuklarına uğurlamaktır. Çalıştığı yıllar içerisinde yüzlerce mahkumu idam etmiştir. Bir gün John Coffey isimli korkutucu görünümlü bir adamla tanışır. Ancak Coffey’in bu ürkütücü görünümünün altında oldukça saf bir ruh yatmaktadır. Coffey, iki küçük kız çocuğunun katil davasında yargılanmaktadır. Coffey’in günden güne gün yüzüne çıkan dünya ötesi güçleri, karakteri hakkında yeni ipuçlarını anbean ortaya çıkaracaktır.

Braveheart (1995) – 2 saat 45 dakika

Cesuryürek’te, William Wallace yaşanan büyük acılar sonrası yeniden memleketi olan İskoçya’ya döner. Onun asıl amacı çiftçilik yaparak sakin bir hayat sürmektir. Çocukluk aşkıyla karşılaştığında bunun onu dipsiz bir uçuruma iteceğinin farkında değildir. Bir gün İngiliz askerleri, William’ın çocukluk aşkı olan Murron’a tecavüz etmeye çabalarlar. William, onu kurtarır; ancak bu Murron’un ölümüne ve bir dönemin değişimine sebebiyet verecektir.
Mel Gibson’un ünlü İskoç halk kahramanı William Wallace’ı hem canlandırdığı hem de yönettiği filmi kısa sürede bir fenomene dönüşmüştü.

Interstellar (2014) – 2 saat 50 dakika

Yıldızlararası’nda, teknik bilgisi ve becerisi yüksek olan Cooper, geniş mısır tarlalarında çiftçilik yaparak geçinmektedir; amacı iki çocuğuna güvenli bir hayat sunmaktır. Onlarla yaşayan Büyükbaba Donald çocuklara göz kulak olurken, henüz 10 yaşındaki kızı Murph şaşırtıcı bir zekaya sahiptir. Geçmişte bıraktığı biliminsanı kariyerini özleyen Cooper’un karşısına bir gün beklenmedik bir teklif çıkar ve ailesinin, dahası insanlığın güvenliği için zorlu bir karar alması gerekir…

Christopher Nolan’ın, Jonathan Nolan ile kaleme aldığı ve yönetmenliğini sırtladığı filmin yıldız oyunculardan oluşan oyuncu kadrosunda Matthew McConaughey, Anne Hathaway, Jessica Chastain, Matt Damon, Bill Irwin, John Lithgow ve Michael Caine gibi isimler yer alıyor. Bilimkurgunun yanı sıra dramatik öğeler de içeren filmin senaryosu Fizikçi Kip S. Thorne’nun evrendeki ‘Solucan Delikleri’ teorisinden ilham alıyor.