Güney Kore sinemasının en önemli isimlerinden biri olan Kim Ki-duk, 2020 yılında COVID-19'a yenik düşerken, arkasında birçok harika film bıraktı. Hayatı boyunca hiçbir sinema eğitimi almayan ve başka bir yönetmenin yanında asistanlık yapmayan Kim Ki-duk'un tam da bu nedenle kimsede görülmeyen bakış açısı ve kendine has hikâye anlatma tekniği vardır. Sizler için bugün Kim Ki-duk'un en iyi filmlerinden 5 tanesini seçtik. Liste tamamen kişisel beğenilere dayanarak hazırlandığı için sizlerin yorumlarını da bekliyoruz. En iyi 5 Kim Ki-duk filmi:

"Benim çok vaktim yok" diyenler için en iyi ‘kısa’ diziler! "Benim çok vaktim yok" diyenler için en iyi ‘kısa’ diziler!

1-  Spring, Summer, Fall, Winter… and Spring (2003)

Muhtemelen herkes tarafından Kim Ki-duk'un en iyi filmi olarak kabul ediliyor. Mevsimler ve doğanın o kusursuz çağrısı, yarattığı teslimiyet arzusu belki de başka hiçbir şeyde benzeri olmayan…Yüzen bir ev ki doğaya dair ne varsa muhteşem olan onu çevrelerken o göl ortasında yüzmekte. Yaşlıca bir rahip ve kendisine refakat eden diğer genç-çocuk rahip adayı. Yaşlı rahip, ona her şeyi bilgelikle ama bir o kadar da doğal bir akış içinde öğretir. Bu şekilde geçip giden mevsimler ile büyüyen çocuğun geçirdiği evrim, son derece doğal bir ahenk içinde ilerlerken sıra artık büyümüş olan çocuğun öğrendiklerini gerçek hayata nasıl yansıtacağını görmeye gelir. Ufak yaştan beri öğretilen erdemlere rağmen asıl öğretimin hayatın kendisi tarafından yapıldığının farkında olan bilge rahip için ise bekleme ve görme zamanıdır. Gerçek bir görsel şölen olarak beyazperdeye yansıyan ve gösterildiği bütün festivallerde büyük beğeni ile karşılanan bir film.

2- Moebius (2013)

Bir kadın kocasının kendisini aldatmasından dolayı çok hırslanır ve içinde düşmanlık besler. İntikam hırsı ise oğlunda ölümcül bir yaraya neden olur ve kadın suçluluk duygusunu kaldıramayarak ortadan kaybolur. Baba ise bunalıma giren oğlunun artık iyileşemeyeceğini anlar ve o da farklı bir suçluluk duygusuyla hayatını tamamen oğluna adar. Zaman yaralara ilaç olurken, annenin eve beklenmedik geri dönüşü ailenin de tepetaklak olmasına neden olacaktır... Kim Ki-Duk’un Acı'dan sonra çektiği son film olan bu çarpıcı dram ülkesinde ciddi tartışmalara da neden olmuştu.

3- Pieta (2012)

Kimsesiz büyüyen ve hayata karşı acıması olmayan bir adamın hayatını konu alıyor. Tefeciler için çalışan ve "tahsilata giden her yol mubahtır" ilkesiyle davranan adına Gang Do'nun kaybedecek hiçbir şeyi yoktur; bu yüzden de zalimliğinin zirvesindedir. Fakat bir gün annesi olduğunu söyleyen bir kadın karşısına çıkacak ve yaşamını yeniden sorgulamasına neden olacaktır. Gang Do kadına başta inanmasa da, sonrasında sakladığı dehşet dolu sırları öğrenecektir... Dünya prömiyerini 2012 Venedik Film Festivali'nde yapan ve ödülle dönen filmin baş rollerini Min-soo Jo ve Jung-jin Lee paylaşıyor.

4- 3-Iron

Tae-suk, motorsikletine atlayıp yollara düşen ve karşılaştığı boş apartman dairelerinde kendine başka hayatlar yaratan yalnız bir adamdır. Tatil gibi çeşitli nedenlerden ötürü evlerinden bir süre ayrı kalan insanları takip eden Tae-suk, onların bıraktığı boş evlere girip bir süreliğine burada misafir olmaktadır, bunun karşılığında ise kendince çalışmayan ev aletlerini tamir ederek borcunu ödemektedir. Bu ziyaretlerinden biri sırasında evde yalnız olmadığını fark eder...

5- The Isle (2000)

Film, ada üzerine kurulan küçük ev şeklindeki yapıları turist ya da genelilkle fuhuş için gelen insanlara kiralayarak geçinmeye çalışan kadının, cinayet işleyen bir adamın gelip orada bir oda kiralayıp polislerden kaçmaya çalışmasıyla gelişen olayları anlatıyor.