Bilim-kurug, korku ve gerilim türlerini harmanlaması ve varoluşun bedenle ilişkisini filmlerinde anlatmasıyla sinemanın Picasso’su olarak adlandırabileceğimiz David Cronenberg … Hayal gücünün sınır...

Tek bir kareye bakarak filmi tahmin edebilir misiniz? Tek bir kareye bakarak filmi tahmin edebilir misiniz?
Bilim-kurug, korku ve gerilim türlerini harmanlaması ve varoluşun bedenle ilişkisini filmlerinde anlatmasıyla sinemanın Picasso’su olarak adlandırabileceğimiz David Cronenberg … Hayal gücünün sınırlarında dolaşan 1943 doğumlu David Cronenberb, sinema tarihinin en önemli yönetmenleri arasında kabul ediliyor. Aslında kazara yönetmen olduğunu ve babası gibi yazar olmak istediğini bir röportajında dile getiren Kanadalı yönetmen, The Fly, Naked Lunch, Existenz ve Videodrome gibi önemli filmlerin yaratıcısı konumunda. Sizler için bugün David Cronenberg’ün en iyi filmlerinden bazılarını seçtik. Filmleri herhangi bir sıraya göre seçmedik. Ve liste tamamen kişisel beğeniye göre hazırlanmıştır. Siz de beğendiğiniz David Cronenberg filmlerini yorumlarda bize yazmayı unutmayın. İşte David Cronenberg’ün kesinlikle izlenmesi gereken filmleri:

1- The Fly

Seth, kendine güvenen, işine bağımlı ve kafayı bozmuş bir bilim insanıdır. Veronica ise bir maddeyi ışınlamak gibi planları, daha da tuhafı icatları, olan bu adamla röportaj yapmak isteyen bir gazetecidir. Veronice, Seth'in deneylerinden ilk sonuç alışına tanık olur. Seth kadının önünde kendisini bir noktadan bir diğerine ışınlamayı başarmıştır. Ancak deney esnasında tüpe giren bir sineğin varlığından kimse haberdar değildir. Seth, kısa bir süre sonra karmaşık başkalaşımının sonucu olarak sinek özellikleri edinmeye başlar. Bu kendi kimliğinden uzaklaşmasına sebep olacaktır. 1958 yapımı orijinal filmin Cronenberg üslubuyla yeniden çevrimi olan The Fly, yönetmenin sinemasına dair her elementi bünyesinde barındırıyor.

2- Existenz

Antenna Research, oldukça popüler bir oyun şirketidir. Şirket, çok büyük bir heyecanla beklenen yeni oyununu piyasaya sürmenin arifesindedir. Oyunun yaratıcısı olan Allegra Geller önderliğinde oyunu test etmek için toplantılar yapılmaktadır. Kendi yarattığı oyunun içerisindeki çılgınlıkları günden güne keşfeden Allegra, oyununun gerçek ile rüya arasındaki çizgiyi silikleştirdiğini fark eder. Oyunun piyasaya sürülmesiyle beraber, oyunu oynayacak herkes ve oyunun oynandığı dünya büyük bir serüvene atılmak üzeredir. 1999 yapımı film gerçek ve varoluş kavramı üzerinde mükemmel bir yolculuk sunuyor.

3- The Dead Zone

Johnny Smith bir araba kazası ile girdiği komadan tam beş yıl sonra çıkar. Uykuda olduğu dönemde dünya şüphesiz çok değişmiştir. Fakat kısa sürede kendisinde de bazı önemli değişiklikler olduğunu fark eder. Smith bazı olayların ardından medyumluk özellikleri gösterdiğini fark eder. Bu yeni özelliğini bir cinayet davası için kullanmaya başlayınca da ürkütücü deneyimler yaşamaya başlar… Stephen King uyarlaması olan film, David Cronenberg sayesinde daha üst bir boyuta taşınıyor.

5- A History of Violence

Tom Stall'ın hayatında anlatmaya değer hiçbir şey yoktur. Ailesiyle ve çocuklarıyla beraber oldukça sıradan, başı sonu belli bir hayat sürmektedir. Ancak bir gün kendisine bulaşan bir çıkıntıya gününü gösterir ve işler onun için büsbütün değişir. Artık basının kahramanı olmuştur. Ancak bir mafya grubu da yıllardır aradığı adamı bulmuştur. Bu olay Tom'un gizlemeye çalıştığı geçmişine dair birçok gizemi de ortaya çıkaracaktır. Sıradan bir adam olan Tom, aslında türlü sıra dışılıklar ile örülü bir hayata sahiptir.

6- Spider

Uzun süre psikiyatrik tedavi için klinikte yatan genç bir adam sonunda Doğu Londra sokaklarına döner. Tanıdığı sokakların sesleri, görüntüleri ve hatta kokuları, genç adamda çocukluğuna dair gömülü kalmış hatıraları canlandırır. Usta yönetmen David Cronenberg’den, Cannes Film Festivali’nde de gösterilmiş ilginç bir gerilim filmi...

7- Videodrome

Max Renn, genelde cinsellik içeren, bel altı basit ve ucuz hikayeleri kovalayan bir televizyon yöneticisidir. Rating oranlarını yükseltemek arzusu ile bir çare ararken enteresan bir korsan yayın dikkatini çeker. Videodrome isimli underground yayın, ilk başta gerçek cinayetlere yer veren bir 'snuff' tv havasındadır. Videodrome’u keşfettikçe altüst edici görüntüler, teknolojiye tapınma, sado-mazoşizm ve cinsellik içerikli yayınlar Max’ın profesyonel ilgisinin kişisel merakına yenik düşmesine sebep olur. Çok geçmeden perde arkasındaki garip ve tehlikeli karakterlerle tanışır.

8- Naked Lunch

Film, aslen olası görünmeyen bir yarı otobiyografik roman uyarlamasıdır. Bill sıradan bir yaşam sürmektedir. Ailesini geçindirmek için böcek ilaçlayıcısı oalrak çalışmaktadır. Bir gün karısı Joan’ın evdeki böcek ilaçlarıyla kafayı bulduğunu ve bağımlı olduğunu öğrenir. Bill de ona ayak uydurur ve gözünün önünde başka bir dünyanın kapıları açılır. Artık etrafta dolaşan ve konuşan dev böcekler, karısının onu en yakın arkadaşları Hank ve Martin ile aldattığını kulağına fısıldayan ayaklı daktilo makineleri bu yeni gerçekliğin standartlarıdır. Bill, kafasına koyduğu bir içki şişesini vurmak isterken karısını öldürür.İçine daldığı bu hayal dünyası ona çok şeye mal olur.