Sevinç ve Erdal İnönü Vakfı bünyesinde yapılan araştırmada, Marmara Çevresel İzleme Projesi’den (MAREM) bilim insanları, Marmara Denizi’ndeki 200 istansyon ve 450 noktada incelemelerde bulundu. 28 Ağustos’ta Mürefte Limanı’nda başlayan çalışmalar 4 Eylül’de tamamlandı. Sonuçlar ise hiç iç açıcı değil.

Araştırmaya katılan MAREM Proje Lideri Hidrobiyolog Levent Artüz, MAREM Proje Koordinatörü Bülent Artüz, Prof. Dr. Bahattin Yalçın, Prof. Dr. Dumrul Gülen, Prof. Dr, Celal Kurtuluş Buruk ve Dr. öğretim üyesi Aydın Dönmez, Marmara Denizi’ndeki müsilajı ve müsilajın Marmara Denizi ekosistemine etiklerini inceledi.

“Marmara Denizi’ni daha kötü günler bekliyor”

Çalışmanın sonuçlarıyla ilgili bilgiler veren Hidrobiyolog Levent Artüz, müsilajın hala Marmara Denizi’nde olduğunu anca daha farklı bir safhada seyrettiğini belirtti. Artüz, müsilajın bir kısmı bakteriyolojik olarak parçalandığını ama bu kadar büyük bir müsilaj kitlesini parçalayan bakterilerin ileride başka bir sorun yaratabileceğini söyledi. Proje lideri Artüz, Marmara’nın müsilajdan arınsa bile ardında çok büyük bir bakteri biyokütlesi kalacağını söyledi.

Artüz’ün açıklamalarını şöyle:

“Müsilaj ile mücadele için çok iyi bir eylem planı yapıldı ancak o planın altı doldurulmadı. Zaten Marmara Denizi’nde renk değişimleri de başladı. Marmara Denizi artık deniz rengi değil, gri bir renk oldu. Mesela son 15 senedir örneklediğimiz istasyonlar var. Onlardan biri de Marmara Denizi’nin biyoçeşitlilik açısından en zengin istasyonu. 2018 yılında bu istasyonda 200’e yakın tür tespit edilirken, bu sene yapılan çalışmada 21 adet farklı tür tespit edildi”

“Marmara Denizi’ni biz mahvettik”

Marmara Denizi’nin sorununun müsilaj değil su kütlesinin kirli olması olduğunu söyleyen Artüz şöyle devam etti:

“Bu seneki manzarayı arayacağız, bundan sonraki felaket müsilajı arttıracak nitelikte olacak. Balıkçılık sezonu açıldı. O kadar uzun bir av yasağından sonra neredeyse sıfır balığa sahibiz. Marmara Denizi’nin kirletilmesi devam ettiği sürece her sene göreceğimiz felaket bir sonrakini aratacak nitelikte olacak. Bu felaketler gün geçtikçe büyüyecek. Sorun müsilaj değil, sorun Marmara Denizi’nin su kütlesinin kirli olması. Bu kirliliğin önlenmesi lazım. Bugüne kadar Marmara Denizi’ni biz mahvettik. Ama doğa şiir ya da şarkılardaki gibi değil. Doğa acımasız. Doğa yoluna devam edecek ve önüne çıkan engelleri ortadan kaldıracak. Şu an doğaya engel olan şey insanoğlu.”

OKUYUN  Pfizer CEO'su: COVID-19'a karşı her yıl aşılanmak gerekebilir