İnsanları adeta büyüleyen kuzey ışıklarının gizemi nihayet çözüldü. ABD’deki Iowa Üniversitesi’nden bir grup bilim insanın yaptığı çalışma kuzey ışıkları ile ilgili bilinmeyenleri ortaya çıkardı. Aurora Borealis olarak da bilinen kozmik oluşum, laboratuvar ortamında yeniden oluşturuldu.

Laboratuvarda yapılan çalışmalar ve gözlem sonucunda, kuzey ışıklarının belirli koşullar olduğunda elektronları hızlandıran “Alfven” güçlü elektromanyetik dalgalar nedeniyle olduğu teorisi kanıtlanmış oldu. Uzun yıllardır kuzey ışıkları ile ilgili birçok çalışma olmuş ancak bir türlü nasıl oluştuğu çözülememişti.

Bilim insanlarının yürüttüğü çalışma bu hafta Nature Communications dergisinde yayınlandı. Çalışmayı yürüten uzmanlardan biri olan Greg Howes konuyla ilgili; “Ölçümler, bu küçük elektron popülasyonunun Alfven dalgasının elektrik alanı tarafından bir dalgayı yakalayan ve dalga ile hareket ettikçe sürekli olarak hızlanan bir sörfçüye benzer şekilde ‘rezonans ivmesine’ maruz kaldığını ortaya çıkardı” şeklinde konuştu.

Bu açıklamalara ek olarak ise Howes; Güneş patlamalarının bazen şiddetli jeomanyetik fırtınaları etkileyerek onları tetikleyebileceğini söyledi. Yaşanılan bu fırtınaların sonucunda ise manyetik alan çizgilerinin koparak yeniden şekillendiğini ve aniden serbest kalan gerilmiş bir lastik bant gibi Dünya’ya doğru yeniden şekillendirdiğini ve manyetik yeniden bağlantı şeklinde adlandırılan bir süreci başlattığını açıkladı.

Howes açıklamalarının devamında; “Bu geri dönüş, manyetik alan boyunca Dünya’ya doğru ilerleyen Alfven dalgalarını başlatır. Alfven dalga hızının elektron termal hızını aştığı 20 bin kilometrenin altındaki irtifalarda, Alfven dalgasıyla aynı yönde hareket eden elektronlar hızlanır” şeklinde konuştu.

Howes’un açıklamalarına göre saatte 72 milyon kilometreye kadar hızlarda seyahat eden elektronlar “Dünya’nın manyetik alanı boyunca aşağı doğru” akıyor. Sonrasında ise bu elektronlar, üst atmosferdeki ince oksijen ve nitrojen atom ve molekülleriyle çarpışarak, kuzey ışıkları olarak bilinen kozmik ışıltıyı oluşturuyor. Laboratuvar ortamında yapılan araştırmalar neticesinde bu bilgilere ulaşıldı. Siz bilim insanlarının bu araştırması ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi Megabayt ekibiyle paylaşmayı unutmayın.

OKUYUN  Türkiye'de Z kuşağının en büyük endişeleri: İşsizlik ve cinsel taciz!